HİCR SURESİNDEKİ “PAYLAŞANLAR”

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Hicr Suresi 90-91. ayetlerde der ki,

Tıpkı o paylaşanlara-yeminleşenlere-antlaşanlara indirdiğimiz gibi..
Onlar ki Kuran’ı bir takım kopuk parçalar-uzuvlar ettiler. 

…………………..

Ayetlerin tefsirlerinde bunların Mekke’de Peygamber’in mesajına tuzak hazırlamak isteyen ve iş bölüşümü yapan kişiler olduğu ya da önceki ümmetler olan Yahudi ve Hristiyanlar olduğu, indirilen şeyin ise “azap” olduğu söylenir.

Azabın ise bu işin ele başılarının çeşitli belalarla Bedir’e kadar ve Bedir’de yok edilmesi olduğu geçmekte.

Yine “Kuran’ı paramparça etme” meselesinin de bir kısmının ona şiir, bir kısmının kehanet, bir kısmının eskilerin masalları vs diyerek insanları ondan uzak tutmaya çalışmaları, Ehli Kitap açısından ise bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamaları.. Ya da bunun Kuran olmayıp onların Kuran’ı olan Tevrat olduğu..

Lakin, bu sure Mekki’dir, orada Ehli Kitap bu derece mevzu değildi. Bir rivayet, 87-90-91. ayetlerin Medeni olduğunu söyler.

………………………………….

Gelelim asıl mevzuya; bilindiği gibi Kuran parça parça indirilmiştir. Daha sonra Kitap haline getirilmiştir ve dolayısıyla bütünlük meselesi de daha ziyade daha sonra mevzu olmuştur.

Hicr Suresi ise Kuran’ın bütünlüğüne çok somut vurgu yapan bir sure. “Şüphesiz zikri biz indirdik ve şüphesiz onu biz koruyacağız” (Hicr 9) ayeti Hicr suresinde geçer. Yine bu surede “Biz sana ikililerden yediyi ve büyük Kuran’ı verdik” demekte. Halbuki bu ayetler, halihazırdaki durumu söylemiyordu, son ayet değildi ki bunlar. Zaman üstü bir boyutun penceresi açılıyor bu ayetlerle biraz düşünürsek. Ve sonra bahsettiğimiz ayetlere geliniyor.

………………………………..

Tıpkı o paylaşanlara-yeminleşenlere-antlaşanlara indirdiğimiz gibi..
Onlar ki Kuran’ı bir takım kopuk parçalar-uzuvlar ettiler.       
Rabbine andolsun.. kesinlikle alayına soracağız.
Yapmakta olduklarından.. (Hicr 90-93)
…………….

Enteresan olansa; nüzul sebebi meselelerine ”takılınca” bu bütüne gidemiyoruz ya da bütünü “parçalamış” oluyoruz. Çünkü Kuran’ı sadece belli olaylara bir şey diyen sonra da bu dediklerini bir şekilde bir araya getiren bir Kitaba çeviriyoruz. Bir tür karıştırılmış gazete manşetleri..

İşin bu kısmı ilk zamanlarda yoktu, tekrar ediyorum, ayetlerin akışı, bağlantılar, vurgu bütünlüğü, bugünki kadar sözkonusu değildi. Bir olay vardı ve bir ayet vardı.. ve zaten bir dava vardı, anlaşılıyordu mesele. Bugün ise bir kitap var, metin var, sureler var ve o boyutta bir bütünlük aranmalı. Ve tabii doğru, düzgün aranmalı. Hicr Suresi, Kuran’ın bütünlüğüne vurgu yapıyor ve sonra da “onu paramparça ettiler” diyor. Bunu “bize” diyor olabilir mi? Bütün o nüzul sebeplerinden bağımsız olarak. Bunu diyenin “Allah” olduğunu hatırlayalım ve düşünelim.

…………

“Paylaşanlar” kısmı ise herhalde manaya yönelmeyip tarihi bir takım aidiyetler veya güncel-dünyevi çıkarlar, payeler etrafında gruplaşanlar, edenler oluyor bu anlamda.

Bir cevap yazın

*
= 4 + 9