İBRAHİM (AS)’IN GÖĞE YÖNELMESİ MEVZUSUNDAKİ ANLATIM İNCELİKLERİ

  Enam 74-78. ayetler

Burada Enam 75. ayette “İbrahim’e göklerin ve yerin melekutunu gösteriyorduk” ifadesi dikkat çekicidir. Bu konu hakkında örneğin Kurtubi Tefsiri’nde şöyle denilir:

“Şöyle denilmiştir: Yüce Allah bununla göklerde bulunan meleklerin ibadeti ve hayret verici şeyler ile, yerde bulunan Âdem oğullarının isyanını kastetmektedir. Çünkü Hz. İbrahim, isyan edeni gördüğü vakit, ona beddua eder, yüce Allah da onu helak ederdi. Allah ona: Ey İbrahim, kullanma beddua etmekten vazgeç. Sen Benim isimlerimden birisinin “es-Sabûr: çok sabreden, tahammül gösteren” olduğunu bilmiyor musun? Bu’anlamdaki bir hadisi Hz. Ali, Peygamber (sav)’dan rivayet etmiştir.
Şöyle de denilmiştir: Şanı yüce Allah ona -Arş ve yerlerin en aşağısı da dahil olmak üzere-, gökleri ve yeri gösterdi. İbn Güreye, elKasım’dan rivayetine göre, İbrahim en-Nehaî şöyle söylemiş: Yedi gök, Hz, İbrahim’in gözü önünde yarıldı. O da Arş’a varana kadar onları bakıp gördü. Yerler de onun önünde açıldı ve onlara baktı. Cennetteki yerini de gördü. İşte yüce Allah’ın: “Biz ona dünyada da ecrini verdik” (el-Ankebut, 29/27) buyruğunun işaret ettiği de -es-Süddî’den nakledildiğine göre- budur.
ed-Dahhâk ise der ki: Allah, göklerin mülkünden anlatmış olduğu şekilde yıldızlan, yerin mülkünden ise denizleri, dağları, ağaçlan ve buna benzer Allah’ın varlığına delil olarak gördüğü şeyleri gösterdi.”

Dikkat edilirse burada “yerin melekutu” konusu muallakta görülüyor. Fakat günümüzde biz biliyoruz ki kevkeb, yıldız ya da gezegen ve güneş, dünyadan ayrı boyutlardır, fakat ay, yere bağlıdır, yerin melekutundan sayılır. İşte bu şekilde “göklerin ve yerin melekutu” anlamı oturuyor.

Saniyen; ayette güneş için “daha büyük/en büyük” anlamına gelen “ekber” kelimesi kullanılmış. Öte yandan ay için, “kevkebten büyük” denilmiyor mesela, halbuk aynı mantık var. Burada güneşe ekber denilmesini aya göre düşünürsek “daha büyük” anlamında bu doğrudur. “En büyük” anlamında alsak ve kevkeb eğer gezegense bu da doğrudur. Çünkü kevkeb aslen gezegenler için kullanılan bir kelime ve aydan önce onu görmesi onun bir gezegen olduğu ihtimalini arttırıyor. Dolayısıyla bu ayet dizisinde çıplak göz gerçekliği mevzubahis edilse bile kainat gerçekliğine uygun bir anlatım dikkat çekiyor.

Öte yandan, işe daha geniş bir perspektiften bakar isek, şöyle bir tablo var:

Enam 1, 74-79. ayetler

Enam 1. ayet şöyledir: Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a mahsustur. Sonra, inkar edenler, Rablerine denk sayıyorlar.

Bazıları Enam Suresi’nin girişinin Tevrat’ın girişine benzediğini söylemiştir. Gerçekten de öyledir. Tevrat’ın girişi şöyle:

“Başlangıçta Tanrı göğü (Burada semayim ifadesi geçer İbranice’de ve gökler demektir. Fakat gök anlamına da gelir. Tevrat’a göre yıldızlar, güneş vs dördüncü gün yaratıldığı için burayı gök diye çevirirler) ve yeri yarattı. Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Tanrı’nın Ruhu suların üzerinde hareket ediyordu. Tanrı, “Işık olsun” diye buyurdu ve ışık oldu. Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı. Işığa “Gündüz”, karanlığa “Gece” adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.” [Yaratılış: 1-5]

Burada dikkat çeken nokta, güneş, yıldızlar vs yokken gece ve gündüz oluşuyor Tevrat’a göre. Kuran ise “gökleri ve yeri yarattı, böylelikle karanlıklar ve nur oldu” diyor bir nevi. Öte yandan, Tevrat’ta, karanlığa gece aydınlığa gündüz denilmesi var. Kuran’da da gece ve gündüz yaratılmış varlıklar gibi geçer. Gece ve gündüz ise gezegenler için söz konusudur. Kuran “karanlıkları ve ışığı vareden” demekte, burada dikkat çeken nokta. Çünkü hepsi güneşten alıyorlar ışıklarını, velakin geceleri kendilerinin ve çoğul o.. İbrahim kıssasında da nitekim alttan alta bu çoğulluk belirtiliyor. Çünkü kevkeb (gezegen), ay ve dünya var, bunlar ışıklarını güneşten alıyorlar ve güneş var.
İşi toparlarsak; gökler ve yer, karanlıklar ve nur bir günde, bir anda yaratılmıştır. Peki yerin iki günde yaratılması nedir denilirse; denilebilir ki, yere su indirilmesi ikinci gün olabilir. Çünkü maddi alem birinci gün, canlı hayata giden önemli bir aşama olan suyun indirilmesi ikinci gün olabilir.

Bir cevap yazın

*
= 5 + 7