ALA, ĞAŞİYE VE FECR SURELERİ ARASINDAKİ TENASÜB

Ala Suresi’nde yaratılış ve yaratılışın içindeki bozuluş sistematiği belirtilir. Buna kevü fesad denilmekte edebiyatta. Ala Suresi’nin sonunda ise ahiretin devamlı olduğu belirtilir ve bunların İbrahim ve Musa’nın sayfalarında olduğu. Fakat maalesef şu anki Tevrat’ta özellikle de Musa’nın kitapları bölümünde ahiret adeta yoktur. Kuran bunun olduğunu belirtmekte. Ğaşiye Suresi’nde de adeta tamamen bu konuya girilmekte. Yani öbür dünya konusuna. Beri yandan Ğaşiye örten kaplayan demektir. Mesela Ğaşa, Gece için de kullanılan bir kelimedir. Bilindiği gibi başka ayetlerde güneşin dürüleceğinden, yıldızların silineceğinden, göklerin dürüleceğinden bahsedilmekte. Bu ise adeta kainatı kaplayan bir gecedir, ışıksızlıktır, tam bir fesadtır. Peşine ise Fecr Suresi geliyor. Fecr ise bilindiği gibi güneşin doğuşunun başlangıcı. Bu şekilde ise varlığın doğuşuna işaret oluyor adeta. Tekvir 16-18 de böyle okunabilir misal. Öte yandan Fecr Suresi’ndeki on gecenin Zilhiccenin ilk on gecesi olduğu söylenir. Burada dikkat çeken onuncu geceden sonraki gündüz bayramdır ve Kabe’ye, Rabbin evine gidilecektir. Öbür dünyada da Rabbin huzuruna çıkılacak.. Sonra; “çifte ve teke” deniliyor. Buna da şöyle bakılabilir bu çerçevede; gece-gündüz akışı bu dünyada var, öbür dünyada hep gündüz olacağı söylenmekte. (bknz İbni Kesir, Meryem 62 tefsiri) Dolayısıyla gece-gündüz çift, bu dünya, tekse gündüz, öbür dünya olur. “Geçmekte olan geceye” ifadesi de varlığın sükutuna götürülebilir ve bunun geçmesine.. Adeta “son gece”dir bu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 3

Youtube Hesabımız
Facebook Hesabımız