ALAK ÜZERİNE 3-SON

Alak Suresiyle ilgili belki o ilk gelen ayetler kadar meşhur, bilinen bir şey var. O da Cebrailin Peygamberimize gelişi vakıası. Orada geçen üç defa oku deyip onu tutup sıkıca kavrayıp bırakışı.

Buhari ve Müslim gibi en temel hadis kaynaklarında geçen rivayet şöyle.

RESÛLULLÂH`A İLK VAHYİN NASIL GELDİĞİNE DÂİR HAZRET-İ ÂİŞE HADÎSİ:

Rasûlullah (sav)’a ilk olarak gelen vahiy, uykuda gelen sadık rüyalardı. O, bir rüya gördü mü, mutlaka sabahın aydınlığı gibi gerçekleşirdi. Daha sonra yalnız başına kalması ona sevdirildi. O bakımdan Hira dağında yalnız başına inzivaya çekiliyordu. Ailesinin yanına dönmeksizin bir kaç gece orada tek başına ibadet etlerdi. (Önceden) bu maksatla da azıklarını hazırlardı. Sonra yine Hatice’nin yanına geri döner ve yine benzer süre (ve maksat) için azık hazırlardı. Ta ki o Hira mağarasında iken ansızın hak ile karşılaşıncaya kadar. Melek ona gelip: “Oku!” dedi. “Ben okuma bilmem'” dedi. Resülullah dedi ki: Melek beni aldı ve adeta takatim kesilinceye kadar sıkı sıkıya bağrına bastı, sonra bıraktı ve “oku” dedi. Ben “okuma bilmem” dedim. Nihayet üçüncü defa takatim kesilinceye kadar beni yine sıkı sıkıya bağrına bastı, sonra serbest bıraktı ve: “Yaratan Rabbinin adıyla oku. O insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Rabbin en kerim olandır. O, kalemle öğretendir. İnsana bilmediğini öğretti.” dedi.

Şimdi düşünelim. Peygamberimiz Hira Nur mağarasında.. Yalnız.. Bir gece vakti.. Açıkçası alaka anlamını çağrıştıran bir durum açık olarak. Teşbihte hata olmaz. Peygamberimiz anne rahmine tutunan bir embriyo (alaka) gibi o mağaraya gitmiş, çekilmiş ve oraya tutunmuş sanki. Yalnız ve meçhul. Ve o sırada bir melek geliyor. Anne rahminde de melek gelir, hadislerde geçer. Ve ona ruh üfler.

Bir diğer çok dikkat çekici şey ise Cebrail’in bir adının da Ruh olması. Pek çok ayette Cebrail’in adı Ruh olarak geçer Kuranda.

Örneğin Ruh kelimesinin Cebrail anlamına geldiği bir kaç ayet..

Cebrail’in Peygamberimizi sıkıca tutuşunu, kavrayışını düşünelim şimdi. Neydi bunun anlamı?.. Yoksa bu çok temsili, çok anlamlı bir şey miydi? Bize yönelik bir mesaj mıydı?..

Evet, ruh da insana dışarıdan gelen, adeta yapışan, tutunan bir şeydir değil mi? Ruhumuz embriyoda oluşmuyor sonuçta. Aynı zamanda yaratmanın da zirve noktası bu. Ruhun bedene adeta yapışması, tutunması.. eklenmesi, ilave olması söz konusu. Ve tabii aynı zamanda ayrı bir şey olması.

Mastar olan Alak kelimesinin anlamlarına bir daha bakalım şimdi.

Asılı olmak/ Bir şeye yapışmak tutunmak /Bir şeyden kurtulamamak yakalanmak /Eklenmek, ilave olmak..

Bedene göre ruhun durumu da bunlardır, değil mi?..

Sonuç olarak diyebiliriz ki; Alak kelimesinin Kuranda bir tek yerde geçmesi, olmaması ve olması gereken anlamları düşünüldüğünde ve bahsettiğimiz “temsil” mantığı göz önüne alındığında Allahın ruha verdiği özel bir isim olması ihtimali kuvvetle muhtemel. Yani alak bizce ruh demek. İnsanın ruhu..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 7

FACEBOOK HESABIMIZ
YOUTUBE HESABIMIZ