ALLAH’TAN GEREĞİ GİBİ KORKMAK, SAKINMAK

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla..

Ali İmran 102. ayette Allah’tan gereği gibi sakınma gereği belirtilmiştir. Bu ayet, Medine’deki Evs ve Hazrec kabilelerinde eski kavmiyetçiliğin bir an alevlenmesi sonrasında gelmiştir. Bir Yahudinin kışkırtması sonucu bir an yanlışa düştüler. Hasılı; dini anlayış çok güçlü ve canlı olmalı. Ki bu duruma düşülmesin.. Bu da hele zamanımızda mananın güçlü olması ve işin akla iyi yerleşmesiyle olabilir. Öylesine kabullerle yetinilmemeli hasıl. Yoksa bir şeyler alevlendi mi gider, vesselam.

Yine bu bağlamda şu dikkat çekiyor ki günümüzde ve çağımızda ya salt maddeye yöneliş türünde akılcılık ya da fırkacılık, asabiyyet türünde anlayışlar iyi işleniyor. Çünkü bunlar kolay yürüyor. Öyle ki din de adeta bunlara destek ediliyor ya da bunlarla “olabilen” bir şey. Burada işin olabildiğince halisiyyeti iyi amaçlanmalı. Bu da o yönde irade istiyor.

Beri yandan Ali İmran Suresi’nde devam eden ayetlerde şöyle denilir:
103- Allah´ın ipine topluca sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah´ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz de kalplerinizin arasını ısındırdı ve siz O´nun nimetiyle kardeşler oldunuz. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısında idiniz de sizi oradan kurtardı. Umulur ki doğru yolu bulursunuz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar.
104- Sizden, hayra çağıran, marufu/iyiliği emredip münkeri/kötülüğü meneden bir topluluk olsun/bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Burada Kitab ve ona güçlü şekilde sarılmaya dönük faaliyet vurgulanıyor denilebilir. Bunun da farzı kifaye olduğu söylenebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 3

Youtube Hesabımız
Facebook Hesabımız