AYETİ AYETLE ÖRTMEK ÜZERİNE

Bazıları da sen hakikat meselelerini açtıkça pek çok şeyi masaya getiriyor. Sosyal adaletten tutun, dünya meselelerine, tarihteki bir takım şeylerden tutun, insanların İslamdan ne kadar uzak olduklarına kadar.. pek çok şey. Ve ille de bunlarla vakit geçirmeyi öne koyuyor, öne sürüyor. Yani hakikati “örtmek için” tutup da tamamen yanlış olan şeyleri bayraklaştırmıyor.

Daha önce ayeti ayetle örtme mevzusunu dile getirmiştik. Bu da bunun tipik bir örneği bence. İlle de kasıtlı yapıldığını düşünmüyorum -kimisi bunu otomatiğe bağlamıştır- ama sonuçta yapılan bu. Ve çok yoğun bir şekilde yapılıyor bu. Çok daha yoğun bir şekilde “yanlış şeylerin bayraklaştırılması” olduğu için görmüyoruz. Lakin nereye kadar..

Mesele ise temelde şu. Hakikat İslam için değil, İslam Hakikat içindir gerçeğinin anlaşılmaması. Yani bir insan hikmete uzak-hikmete meyyal olmayan lakin görünüşte İslama uygun bir idare altındaysa kimisine göre problem yoktur. Sanki Allah sadece dedikleri yapılıyor mu diye bakan, işin ruhunu hiç önemsemeyen robotvari bir varlıktır. Allah’ın işin ruhunu ne kadar önemsediğini “Bakara-Bir İnek Hikayesi” yazımıza bakanlar rahatlıkla göreceklerdir. Onun için de İslam=Allah’ın emir ve yasakları değil, Hakikatin zirvede olabildiği yer demektir. O emir ve yasaklar bunu sağlamaya matuftur. Lakin hakikat aşkı insanda olur, o emir-komutayla olmaz. Ya vardır, ya yoktur. Üzerinde durulur. Ve eğer yoksa, tarih-Kuran bize şunu gösteriyor ki iş “Firavundan kurtulan Yahudilere” dönecektir en iyi ihtimalle. Şimdi, buna ideal diyen varsa buyursun desin.

Biz ise diyoruz ki Müslüman hakikatçi olsun, iki kişi bile olsa işte orada İslam vardır.

“AYETİ AYETLE ÖRTMEK ÜZERİNE” için bir cevap

  1. Mesele ise temelde şu. Hakikat İslam için değil, İslam Hakikat içindir gerçeğinin anlaşılmaması.

    Ne kadar güzel ve anlamlı. Sanırım her şeyi şu cümle ortaya koyuyor.

Bir cevap yazın

*
= 3 + 2