BATININ GÜCÜ NEREDEN KAYNAKLANIYOR VE DÖNÜŞ NE ZAMAN?

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Basit ama etkili bir gerçek var; batı medeniyeti, son bir kaç yüzyıldır kainatı ve maddeyi keşfetti sürekli ve bunu ürüne ve güce çevirdi, zenginleşti ve gittikçe buna göre bir ekonomi, buna göre bir yaşam tarzı, buna göre bir insan “üretti” 

Yani maddeye çok büyük önem veren, gösterişçi, benlikçi, hevacı ve adeta öylesine yaşayan bir insan.. Ne kadar boyutlansa da öz budur..

Peki bu keşifleri ve bilgileri neden hakikate yol etmediler de böyle oldu? Çünkü hakikat için bunca keşfe gerek yoktu, sadece Kuran’ı kabul edecektiler, ona gelemediler, maddeye ve maddeciliğe yürüdüler..

Tabii bu süreç aynı zamanda insanın sürekli büyülenmesine de bağlandı gittikçe, sürekli yeniliklere.. Yoksa uyanabilir insan ve “ben niye yaşıyorum?” diyebilirdi esaslı bir şekilde. Üstelik de son din İslam ve son kitab olan Kuran var, buna yönelebilir insanlar.. Hem onların kaçtığı anlaşılabilir.. Bu yüzden Müslümanları da hep negatif göstermeye/etmeye çalışan yaklaşımlarla, projelerle doludur yakın zamanlar. Lakin asıl çizgi olmasa onlar tutmaz, asıl çizgi ise artan bir şekilde “zenginlik, güç, yaşam buradadır” gidişatı ve gösterisi.

Bu bağlamda dikkatimizi çeçen bir haber oldu yakın zamanda. Habere göre Zühal (Satürn) atmosferinde elmas yağıyormuş.. bknz 

Tabii bunun gidilip alınması imkansız görünüyor ama şöyle bir ilahi mesaj var sanki, “dileseydik buralardan acaip zenginlik çıkarabilirdiniz ki derdiniz de bu”

Ki zaten dünyanın kaynakları, iklimi, şusu busu tehlikede görülüyor ve yeni bir dünya aranıyor uzayda fıldır fıldır, lakin bu enteresan gerçek şu ayetleri hatırlattı.

Eğer insanlar tek bir (inkarcı) ümmet olacak olmasaydı, Rahman’ı inkâr edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde çıkıp-yükselecekleri merdivenler yapardık.

Evlerine kapılar ve üzerinde yaslanıp-dayanacakları koltuklar..

Ve ziynetler.. Bütün bunlar, yalnızca dünya hayatının geçici tadımlığı. Ahiret ise Rabbinin katında muttakiler içindir.

Kim Rahman’ın Zikr’ini görmezden gelirse ona bir şeytanı sardırırız, artık o onun yakın dostudur.

Şüphesiz ki onlar onları yoldan alıkoyarlar da sanırlar ki doğru yoldalar..

[Zuhruf 33-37 ]

Gelelim bize mesaja.. Demek ki hakikatin sırası geldi.

Bir cevap yazın

*
= 3 + 5