BESMELE HAKKINDA


Tevrat’ta ileride gönderilecek peygamberden bahsederken şöyle der:

“Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.

Adımla (burada Bismi ifadesi geçer; adımla/adıma şeklinde de anlaşılabilmekte) konuşacak Peygamber’in ilettiği sözleri dinlemeyeni Ben cezalandıracağım.” (Tevrat-Tesniye 18:18-19)

Kuran’ın ilk inen ayeti Alak 1. ayette ise “Yaratan Rabbi’nin adıyla oku!” denilmekte. Sonra 5. inen vahiy ve ilk tam inen sure olan Fatiha’nın 1. ayetinde bu emrin nasıl yerine getirileceği “gösteriliyor”, sureye besmele ile başlanıyor. Sonra Besmele ile okumaya başlama işin esaslarından olmuştur. Hasılı bu iş önceden bildirilmiş ve işin mühim delillerindendir.

Denilebilir ki peki niye bu iş bu şekilde fazla bilinmiyor? Elcevab; bazı noktalara iyi yoğunlaşmak gerekiyor. Bir takım aşırı tedirginlikler, önyargılar ve işin pek belirtilmemesi sorunu var vs. Bundan dolayı. Elbette iş biraz da kapalı, örtük, değişik. Lakin görülmeyecek ölçüde değil. Asıl mesele bu tarz yaklaşımlara aşırı kapalılık olarak gözüküyor ve aşılmalı.

Beri yandan Tevrat’ta Mısır’dan Çıkış 33: 19’da “Rab, “Bütün iyiliğimi önünden geçireceğim” diye karşılık verdi, “Rab adıyla senin önünde ilan edeceğim. Merhamet ettiğime merhamet edeceğim, acıdığıma acıyacağım.” demekte.

34: 6’da ise şöyle demekte: Rabb Musa’nın önünden geçerek ilan etti. “Rabb, Rabb; acıyan, lütfeden, tez öfkelenmeyen, sevgisi engin ve sadık Tanrı.

Burada ilan etme garae fiiliyle söyleniyor İbranicede. Rabbin adıyla deniliyor ve açılımında Rahman, Rahim ifadelerine benzer kelimeler var. Kuran’da Araf 156 da bununla paraleldir. Bunlara da dikkat. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 1

Youtube Hesabımız
Facebook Hesabımız