BEYYİNESİZ İNANACAĞIM HASTALIĞI

Bilindiği üzere Kuran’da pek çok gayb var ve inanılması zor şeyler var. Lakin ayetlerde sürekli beyyine üzere, delil üzere iman konusu da işleniyor, ayetlere körlük edenler eleştiriliyor. Hatta kafir, örten demektir. Elbette “bu Allah katındandır” dedikten sonra içindekilere ne dese inanılacak, fakat unutmayalım ki, “beyyine üzere imandan kaçma” diye bir şey de var. “Zaten inanıyorum” kafası ile.. “Düşünmeler işi bulandırabilir, hazır bir şekilde inanıyoruz. Zaten bu en üstün imandır” kafası ile ya da.. Öte yandan, günümüzde kainat çözüldüğü, hevalar yaygınlaştığı ve mana alanı çok birikim istediği için ezbere iman da arttı. Çünkü delil, isbat gibi konular, aydınlanma adı altındaki materyalizm gibi akımların bayraklaştırdığı şeyler genelde. Ve gelenek eleştirisi geniş kitleleri çok uzaklaştırıyor, başarı çok uzak böyle vs. Hasılı ezbere ve adeta bilmeden kabul, hissi söylem, en sağlam yol gibi oldu. Fakat bu iman bir de makbul olacak, katışıksız olacak, yoğun olacak, kalıcı olacak, yol gösterici olacak unutmayalım.

Ve unutmayalım ki, Kuran kendisine nur, ışık diyor, hak, gerçek diyor, akletmeyenler eleştiriliyor, bunca delil, isbat, körlük, sağırlık vurgusu var ayetlerde. Ve iman bir de güvenmek demek. O zaman bu özelliklerle bağdaşık, hakikate dönük, ilmi fırsat bilen bir hal de amaçlanmalı. Yoksa iş edebiyata dönme potansiyeli de fazla olan bir iş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 8

Youtube Hesabımız
Facebook Hesabımız