BİLİM NEDEN DİNLEŞİYOR VE İLACI NE?

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Bilindiği gibi aydınlanma çağı denilen çağla birlikte insanın sadece maddi bilginin, bilimin peşine düşmesi, başka herşeyden şüphe etmesi anlayışı gelişti. Aynı zamanda dinin yasakları da gevşedi, dünyacılık vs arttı bununla paralel olarak.

Burada ana motor, bilim denilen, kainatın keşfi diyebileceğimiz nokta olarak gözüküyor. Peki bu nasıl dini iptal ediyor ya da ayrı bir gerçeklik sunuyor? Kitabı gönderen de kainatı yaratan da Allah değil mi?

Bu biraz bilimin parçacı yaklaşımından, biraz da alt gerçekliğin bulmaca yapısından kaynaklanıyor. Mesela atom parçalanamaz denildi, sonra parçalandı. Meğerse herşey enerjiye kadar iniyormuş. Bigbange ulaşıldı 14 milyar yıl önceymiş. Galaksi doluymuş alem, dünya rastgele bir yerdeymiş.. Ve kainat genişliyormuş.. Bir zamanlar dinazorlar varmış vs. İşte bütün bunlara insan maddeye yönelerek, şüphe yoluyla ve kendi ulaştığı için kutsal kitaplar “işe yaramaz” görülüyor bir defa. İkincisi buna çelişik yönleri görülüyor kutsal metinlerin. Hele evrim teorisi denilen mantık tamamen öyle. Ama en azından “neden insan ulaştı o zaman kainatın bilgilerine?”sorusu masada.

Burada dikkat edilirse hakikat tamamen bizim dışımızda konumlandırılıyor ve “biz ona ulaşan araç olmalıyız sadece” deniliyor. Peki “o ne işe yarayacak?” sorusu yok. Adeta sırf hakikat derdi var. Lakin acaba öyle mi? Eğer öyleyse neden “Kuran doğru mu acaba” diye ona yönelinmedi de maddeye yönelindi bunca? Çünkü maddeden güç devşirebilecektiniz. İşte bu en temel ahlak görülmezse ve bunun altı çizilmezse bu süreç anlaşılamaz ve çevrilemez. O da Kuran’ın Tevrat ve İncil’i düzelticiliği iyice görülürse anlaşılır.

Peki Kuran bilimi doğruluyor mu? Elbette kritik doğrulamaları var. Ama bilimcilik temelde Kuran yoluna girilmediğinden oldu, unutmayalım ve nihayetinde terstir. Bir defa metafizik boyutlar var Kuran’da ve bilim bunu kabul etmez, ikincisi Kuran’ın salt maddenin hakiminden değil, Levhi Mahfuzu bilenden geldiği kabul edilmek durumunda. Ki zaten kendisi bunu böyle söylüyor. Bu da bilimcilik yolunu nefessiz kalırcasına doğrulamamasıyla netleşiyor. Çünkü bu yola “sapılacaktır” İşte bu da ikinci mühim konu. Peki niye bu yolun bu kadar önü açıkmış?.. Ve nihayet faydalı şeyler de çıkıyor bu yolda. İletişim çağıdır, bilgi çağıdır, teknolojidir.. Buna şöyle diyebiliriz, herhalde Kitabla ikinci bir diriliş olacağı için. Çünkü her ne kadar bunu hazırlayanlar ona çalışmasa da bu ortam ona götürülebilir bir zemin.

Bir cevap yazın

*
= 4 + 8