BİR İŞİ TAKSİM EDENLERE İFADESİ, ZARİYAT SURESİ 4. AYETİN TEFSİRİ

Zariyat Suresi’nde 4. ayette “bir işi/emri taksim edenlere..” denilir. Surede ilerideki ayetlerde (bknz Zariyat 24-37) İbrahim (as)’a gelen misafirler ve onların Lut kavmini helakinden bahsedilir. Şimdi bu konuyu Kuran’ın önceki kitapları düzelticiliği konusunda bir örnek olarak işleyelim.

Tevrat’ta Yaratılış 18. bölümde şöyle geçer:

“İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü. İbrahim karşısında üç adamın durduğunu gördü. Onları görür görmez karşılamaya koştu. Yere kapanarak, “Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma” dedi, “Biraz su getirteyim, ayaklarınızı yıkayın. Şu ağacın altında dinlenin. Madem kulunuza konuk geldiniz, bırakın size yiyecek bir şeyler getireyim. Biraz dinlendikten sonra yolunuza devam edersiniz.”Adamlar, “Peki, dediğin gibi olsun” dediler.

Dikkat edilirse gelen kişilerden biri Allah olarak geçiyor ve insan suretinde. İbrahim secdeye kapanarak onları karşılıyor vs. Ayette ise “selam dediler selam dedi” diye geçer. (bkn Zariyat 25) Tevrat’ta devam eden kısımda bir de buzağının etinden yiyorlar. Çünkü kim oldukları belli (!) Kuran ayetleri buraları düzeltiyor. Öte yandan Yahudi tarihinde de özellikle de başka kültürlerle karşılaştıkça bu anlatı problem oluşturmuştur. Örneğin Aramice Tevrat çevirisi olan Targumlarda gelenlerin üç melek olduğu belirtilir. Buzağının etinden yedikleri de belirtilmez. Fakat şöyle bir sorun vardır; Tevrat’a göre Lut (as)’ın oraya iki melek gider, Rab ise İbrahim’le tartışır. Yaratılış 18. bölümün sonu şöyledir: “RAB İbrahim’le konuşmasını bitirince oradan ayrıldı, İbrahim de çadırına döndü.”

Tevrat’ın Yaratılış 19. bölümü “İki melek akşamleyin Sodom’a vardılar” diye başlar.

O zaman üçüncü adam da Rab olmuş oluyor.

Targumlarda ise şöyle denilir; büyük meleklerden birisi yalnız bir iş için gönderilir. Böylelikle bu sorunu aşarlar (!) Bir melek Sara’ya çocuk müjdeledi, bir melek Lut’u ve ailesini kurtardı, bir melek de şehirleri yok etti. “Onun için Lut’un oraya iki melek gitti” denilir. Halbuki Kuran, oraya da aynı meleklerin gittiğini oraya da aynı meleklerin gittiğini söyleyerek buradaki tahtifatı açığa vuruyor. Üstelik “bir işi taksim edenlere” diye yemin de var girişte. Yani büyük melekler yalnızca bir iş için gönderilir diye bir şey yok. Bu kıssayı önce tahrif etmişler, sonra da işi çevirmeye kalkmışlar hasıl; alttan alta bunu açık ediyor Kuran. Antiparantez, bu kıssayla ve tahrifatla ilgili gayet boyutlar var ayetlerde. Lakin bir boyut da budur.

Şimdi dikkat edelim; Kuran, başka herhangi bir şey hakkında bu kadar alttan alta konuşuyor mu?! Peki bu konuşmalar ne için? Eğer anlaşılmayacak ve fazla bir işe yaramayacaksa?.. Fakat aslında çok işe yarayacaktır. Eğer üzerinde durulup ortaya konulsa. Çünkü Tevrat’a Hristiyanlar da inanıyor. Dünya çapında işin yanlışı biliniyor yani. O zaman doğrusu ortaya konulsa?.. Beri yandan, bırakın düz Tevrat metnini, kendi iç izahlarını bile bunca bilip çürüten hangi mevki olabilir noktasını farkedelim. Çünkü bu, Kitab’ın Allah katındanlığının güçlü bir delili.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 8

FACEBOOK HESABIMIZ
YOUTUBE HESABIMIZ