CEMAAT, MİLLET, ÜMMET VE FERD

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

……….

Hakikati bozan bir diğer mühim mesele de “birlik iyidir, bütünlük iyidir, ferd (parça) kötüdür” anlayışı. Her fırsatta buna çalışma, hep buna dair yorumlama, hep bu noktayı gözetme.. Çünkü buna göre çıkarlar da oluşmuştur, çıkar-hedef birliği oluşmuştur, gittikçe gazlanır bu. Ve mutlaka arada hakikat güme gider bu formülde.

………….

Çünkü bir türlü anlaşılmayan şey şudur, hakikate ferdler ulaşacaktır, sonsuz cennete, sonsuz cehenneme ferdler gidecektir. Hangi formülasyonu yaparsan yap, bunu değiştiremezsin. Çünkü sadece ferdin hedefi, öncelikle dünya değil, öncelikle mana olabilir. Diğer yapılar ise ya buna yardımcı olur, ya da engel. Ferde mani olmak da buna engel olmaktır işte, ne kadar üstü kapalı bir şekilde yapılırsa yapılsın. “Birlikte oldun mu kurtuluyorsun” edebiyatları -ve biri de mutlaka ilahlaştırılır bu formüllerde- ve görece bir sağlamlık da sözkonusudur birbirlerini “denetleyen” insanlar dolayısıyla. Lakin, bunları kendisine ezberletilmemiş bir hakikate getirmek dünyanın en zor işi olur sonra. Kodlarındaki “menfaatlerle” çelişen sonuçlara getiremezsiniz onları asla, ki o kodlar yedirilmiş şekildedir, icabında formüle edilmemiş. Ama öyle bir yedirilmiş ki…

………….

Mesela o kod “bir adamın mehdiliği”dir. Ya da “peygamberin/mutlak otoritenin halen varlığı”

……………

Onun için hep bir ümmet lafı edilir, onun için mana dondurulur, onun için düşünmek yadırganır.

……………

Hatta bütün bunlar o kadar çok yapılır ki, bu tabii meşru haline gelir, artık bilemezsin de kimdir o artniyetin sahibi?.. Çünkü arada “kendi aleyhine” bile çalışır. Ya da “kendi kendine”

…………

Velhasıl mesele ferd düzeyinde manaya ulaşılabileceği gerçeğini kabul, gerisi ayrıntıdır.