DE Kİ ŞÜPHESİZ BENİM NAMAZIM, İBADETLERİM, HAYATIM VE ÖLÜMÜM, ALEMLERİN RABBİ ALLAH İÇİNDİR İFADESİ HAKKINDA

Enam Suresi’nde İbrahim (as)’ın göğe bakması ve tevhitte yakine ulaşması anlatılır. Sonra ise “Muhakkak ki ben yüzümü, bir hanif olarak, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve ben asla Allah’a ortak koşanlardan değilim” (Enam 79) demesi vardır.

Bilindiği gibi ayetlerde İbrahim (as)’ın yolunda olduğumuz gayet belirtilir. İbrahim (as) ise herşeye bakarak Allah’ın kudretini ve tevhidi müşahade etmiştir. O halde özellikle de bilgi çağı denilen zamanımızda bu iyice mühim.

Beri yandan, Şafii mezhebinde, namazın başında, Enam 79, 161-163’den alınan, hadiste de geçen, veccehtü duası diye bir dua vardır. Şöyledir: “Ben yüzümü bir hanif ve teslim olan olarak gökleri ve yeri yaratmış olan Allah’a yönelttim ve ben müşriklerden değilim. Şüphesiz ki benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin rabbi olan Allah içindir. Onun ortağı (şeriki) yoktur. Ben ancak bununla emrolundum ve ben Müslümanlardanım.”

Kimilerine göre bu dua gece namazında okunur, kimilerine göre sonra Sübhaneke ile neshedilmiştir vs. Fakat şu açık ki, namazda okunacak derecede önemli ve herkesi içeren bir ilke bu. Farkında olunmalı.

Öte yandan, Rum Suresi 30. ayette şöyle denilir: “Yüzünü hanif (Allah’ı birleyici, meyyal) olarak dine çevir. Allah’ın insanları üzerine yarattığı Allah’ın fıtratına.. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.”

Sonra 31.ayette, bu emrin herkese olduğu iyice vurgulanırcasına “yönelmiş kişiler olarak” diye başlar ayet. Yani “sizler de yönelmiş kişiler olarak yüzünüzü dine çevirin”

 

Öte yandan mesela İncil’de de şöyle bir pasaj var:
“Bu sırada öğrencileri İsa’ya yaklaşıp “Göklerin Egemenliği’nde en büyük kimdir?” diye sordular.İsa, yanına küçük bir çocuk çağırdı, onu orta yere dikip şöyle dedi: “Size doğrusunu söyleyeyim, yolunuzdan dönüp küçük çocuklar gibi olmazsanız Göklerin Egemenliği’ne asla giremezsiniz. Kim bu çocuk gibi alçakgönüllü olursa Göklerin Egemenliği’nde en büyük odur.” (Matta 18: 1-4)

İşte bu çerçeveden sonra Rum 32. ayette “dinlerini parça parça edip gruplaşanlardan olmamanın” altı çiziliyor. Bu uyarılar ise özellikle de uzun zaman geçtikçe hayatidir. İnsanlar doğru nedir bakışından uzaklaşıp “bizdendir, başkasındandır” bakışlarıyla doldukça.. Unutmayalım ki İsa (as) da İsrailoğullarına kitab verilmesi üzerinden çok zaman geçtikten sonra gelmişti. Büyük gruplaşmalar vardı vs. Hasıl, günümüz de özellikle bu bağlamda bir masaya yatırılmalı deriz vesselam.

 

KONU HAKKINDA BİR VİDEO

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 5

FACEBOOK HESABIMIZ
YOUTUBE HESABIMIZ