DİNAMİK TEVHİD MESELESİ

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Tevhid kelimesi sürekli bir açıklama gerektiriyor. Birlemek demek, Allah’ın birliğine iman, eksikliklerden tenzih, O’ndan başka ilah kabul etmemek, şirk koşmadan inanmak.. Ve sonra da ayrıntılar, o nedir, bu nedir vs.

……………..

Peki bu tarif zorluğu nereden kaynaklanmakta? Çünkü de şöyle bir algı da var, sureta Allah’a inanmak=Tevhid’tir. Bir yaratıcıya inanmak=Tevhid’tir. Hatta ideali budur, ötekinde kırk tane soru soruyorsun.

……………

Ve ilk tarife göre Tevhid akıl-bilgi alanını kaplamaya doğru giden bir şeyken ikincisinde adeta akıl alanına sokulmayan bir şey olmakta. İşte aracılar da temelde bu çelişkiden kaynaklanır. Şimdi soralım, Tevhid akıl alanına sokulmazsa inanç nedir? Birilerinin dedikleri…. Onların dedikleri niye doğrudur? “Mucizeler” gösterdikleri için, pek çok kimse onlara inandığı için, işi hoşumuza gidecek bir şekle soktukları için vs.

…………

Ve tabii peşine de “niye aklını kullanmamak” gerektiğine dair bin türlü edebiyat. Vahiy ve aklı sürekli zıt göstermek, aklı bir nevi şeytan olarak göstermek, fitne olarak göstermek, nefisle eşitlemek vs. Mesele ise aklını Tevhid’e yormamak neticede, aman ne zor ne zor (!)

……………

Ondan sonra da tarif meselesi uzar da uzar tabii.

………………

Allah ise peygamberi bile akıl alanına sokar.

……………………..

“Ona bir melek indirilmeli değil miydi?” dediler. Eğer bir melek indirseydik, iş bitirilmiş olurdu, sonra kendilerine hiç göz açtırılmazdı.

Eğer onu bir melek yapsaydık, yine de onu bir adam şeklinde yapardık ve onları yine düştükleri kuşkuya düşürürdük. (Enam 8-9)

………..

Velhasıl Allah’ın birliğine iman, şundan şüphe etmemektir.

Yaradan, hakikati bütün imkanlarını kullanman gereken bir yükseklikte ve yücelikte kılacaktır. Ve senden ona ulaşmanı isteyecek.