DİREKSİZ GÖKLER, RAD SURESİ 2. AYETİN TEFSİRİ

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Rad 2. ayet şöyledir: Allah O’dur ki; gökleri görebileceğiniz bir direk olmaksızın yükseltti/görmekte olduğunuz gökleri direksiz olarak yükseltti, sonra Taht’a yerleşti; güneşi ve ayı buyruğu altına aldı. (Bunların) hepsi belli bir süre için akıp gitmektedir. İşi O idare ediyor ve ayetlerini açıklıyor, umulur ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanırsınız..

Göklerin direksiz olarak yükseltilmesi, göğün yükseltilmesi, göğün bina edilmesi diye bir konu var ayetlerde geçen. Gök kelimesi, özellikle, bütün kainat anlamına da gelebilir, dünya atmosferi anlamına da gelebilir. Gökler kelimesi de bu anlamlara gelebilir. İlk bakışta kainat anlamına gelse de.. Çünkü atmosfer de kat kat. Tabii atmosferin katmanları olduğunu şimdi biliyoruz. Yani şimdi bu anlam da muhtemel. Öte yandan önceki tefsirlerde genelde yerin önce yaratıldığı düşünüldüğü için; bina etme, yükseltme işi, hep “yerin üzerine” şeklinde düşünülüyordu..

Günümüzde ise bizzat kainatın bir noktadan yükseltildiği, bina edildiği biliniyor. Ki bu elli, yüz yıldır biliniyor, biraz önceleri kainat sonsuz görülüyordu. Beri yandan, atmosfer de yerden yükseltildi. Yani bu yükseltilme tabiri gayet uygun.

Bir de direksizlik konusu var:

Mesela Elmalılı, Rad 2. ayette geçen “gökleri göreceğiniz bir direk olmaksızın yükseltti” anlamını cisimler arasındaki kütleçekimi olarak görür ve Rahman Suresinde geçen mizan/terazi/ölçü kelimesini de bu anlamda görür. Fakat Rahman Suresi’ndeki diğer mizan kelimelerini başka anlamda görür. Peşpeşe mizan kelimesinin geçtiği ayetler şöyle:

Göğü yükseltti ve mizanı koydu.

Sakın tartıda (mizanda) taşkınlık etmeyin

Tartıyı adaletle yapın, terazide (mizanda) eksiklik yapmayın.(Rahman 7-9)

Buna göre; Elmalılı, Rahman 8. ayetteki mizanda taşkınlık yapmayın ifadesini, kozmolojik taşkınlık olamayacağı için, normal tartıda taşkınlık yapmayın anlamında görmüştür. Fakat dünya atmosferi olarak alırsak günümüzde çok geçerli bir nokta olan atmosferdeki dengenin bozulması konusu çıkar buradan. Ki bu daha makul.

Beri yandan; Rad 2. ayette geçen, direksiz olarak yükseltme, onların düşebilecek şekilde olduğuna işaret ediyor. Malum ki, bigbang patlamasıyla ve evrenin genişlemesiyle oluştu kainat ve halen de genişliyor. Bu durduğunda işin tersine döneceği ve büyük çöküş olacağı şeklinde teoriler var. Antiparantez, kütleçekim kanunu da eskisi kadar sabit görünmüyor, Einstein’in ağır cisimlerin uzay zaman çizgilerini büktüğü anlayışı daha çok benimseniyor. O zaman iş kütleçekiminden çıkıyor, fakat Kuran’da çokça geçen yüzerler anlamı bu defa öne çıkıyor. Tabii ölçü yine sözkonusu, hatta direksizlik vurgusu.. Hasılı Rad 2’deki gökler kelimesinde bir şekilde kainat anlamı öne çıkıyor denilebilir. Fakat şu da var ki; bizler daha çok dünya göğünü görüyoruz ve onun aslında tabaka tabaka olup bunun bize bildirilmesi ve hatırlanması da makul. İşte Kuran’daki ifadelerde bu yönün önemsendiğini söyleyebiliriz.

Hasılı son tahlilde şöyle denilebilir; Bakara 29, Rad 2, Enbiya 30, Rahman 7-9, Fussilet 9-11, Naziat 27-29, hatta Nuh 15-16, Mülk 3-5’de bahsedilen gök, gökler, iki anlama da gelebilecek şekilde görülüyor ve bu Kuran’ın bir tarzı gibi görülüyor. Birincisi; başlangıçta yaratılan kainat, ikincisi de 3. ve 4. gün yaratılan dünya göğü. Kimisinde o anlam kimisinde bu anlam daha önde olsa da bu ayetlerde ötekine de muhtemillik az veya çok var.

Konu ile ilgili bir video.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 0