DÜNYA MANA ZITLIĞI MESELESİ

Ayetlerde dünya hayatı/aşağı hayat diye bir ifade vardır. Şöyle ki;
“Bize kavuşmayı ummayanlar, dünya hayatına/aşağı hayata râzı olup onunla tatmin olanlar ve âyetlerimizden gafil bulunanlar var ya! İşte bunların kazandıklarına karşılık varacakları yer ateştir.” (Yunus 7-8)
“Ey insanlar! Şüphesiz ki Allah’ın vaadi gerçektir, sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve o aldatıcı da Allah ile/hakkında sizi kandırmasın.” (Fatır 5)
“Her nefis ölümün tadıcısı.. Ancak kıyamet günü ücretleriniz tastamam verilecek. Kim ki ateşten uzak tutulur ve cennete sokulursa, kazanmıştır. Dünya hayatı/aşağı hayat, aldatma eşyası dışında bir şey değildir.” (Ali İmran 185)
“Size verilen herşey ancak dünya hayatının/aşağı hayatın geçimliği ve süsüdür. Allah katında olanlar ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?” (Kasas 60)

Beri yandan İslamın tebliği ve hakimiyeti hedef olarak gösterilmektedir. Şöyle ki;
“Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Elçisini, doğruluk rehberi ve hak din ile gönderen O’dur. Şahit olarak Allah yeter.” (Fetih 28)
“Sana gelen iyilik Allah’tandır, kötülük ise nefsinden. Biz seni insanlara elçi olarak gönderdik, buna tanık olarak Allah yeter.” (Nisa 79)
“Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya 107)
“Kitapta insanlara açıklamamızdan/açık etmemizden sonra, açık deliller ve yol gösterme nevinden indirdiğimizi gizleyenler var ya.. Onlar ki; Allah onlara lanet eder, lanet ediciler de lanet eder.” (Bakara 159)

Öte yandan savaş gerektiğinde de savaş gayet teşvik edilmiştir. Yine malum ki savaş gayet dünyevi bir iş. Çünkü bildiğiniz güçle üstün gelme odaklı bir durum. Velakin karşıdakilerin böyle olmaya çalışacağı aşikar ve belli olduğundan bu iş edilmiş.. Lakin öncelik hakikatin temsilciliğindedir. Burası zayıflamaya başladıkça diğer kısımlar da tam oturmuyor. Özellikle zamanımızda, uzun süredir, kutsal kitapların hak olup olmadığı konusunda büyük bir şüphe oluşturulmuş ve kainat keşfedilmiş durumda. Önce bu konu netleştirilmeli. Yani Kuran’ın hak ve hakikat olduğu bu bilgi çağında da güçlü bir şekilde ortaya konulmalı ki buna paralel konular da normallleşsin.

Dikkat edilirse mana merkezlilikten çıkıldığı anda işler karışıyor ve bulanıyor. Peki bu niye böyle? Çünkü şunu farkedelim ki, dinin temeli olan Allah ve ahiret, gaybtır. Yani görülmeyen şeylerdir velakin hakikat iddiası vardır. Bu ise akletme, delil, isbat, hatırlama çokluğu ister. Görülen şeyler, özellikle de yönelinen şeyler, buna mani olur. Günümüz medeniyetlerinin ana hakikatlik iddiası da bu dünyacılık zaten. O zaman bu dünya-mana zıtlığını da iyi farkedelim, Mana medeniyetinin güçlü bir şekilde zuhur etmesi gerektiğini. Çünkü işi ille de dünyevi başarıya çabuk endeksleme sorunu işi uzatıyor. Öyle ki deliller, mantıklar, araçlar elde, beklenip duruluyor.

Youtube Hesabımız