DÜNYANIN AŞIRI DERECEDE SIKINTILI OLUŞU HAKKINDA

Özellikle de son zamanlarda dünya aşırı derecede sıkıntılı. Esed, Rusya ve İran’ın zulümleri, İsrail’in bitmeyen zulümleri ve tekebbürü, Amerikanın ve Batının Türkiye üzerindeki baskısı ve oyunları, Çinin Doğu Türkistandaki zulmü, Mısırda ve Yemende olanlar, şimdi bir de Hindistanın Keşmir siyaseti çıktı. Bütün bu zulüm baskı ve sorunlar İslamı sürekli yanan bir kor gibi uzak durulması gereken bir şey olarak gösteriyor. Elbette işte bir hak batıl boyutu, hakkın zorluğu meselesi var. Fakat acaba hak dava var diye mi oluyor bunlar “başlamasın” diye mi? İşte bu noktada bir durup düşünmek gerekir. Çünkü zamanımız bilgi ve iletişim çağı. Ve eğer İslam hakikatse onun en güçlü olacağı ve yayılacağı zaman. İşte bundan korkuluyor. Öyle ki buna hiç sıra getirilmiyor. Beri yandan İslam hakikat de olsa biraz örtük ve dile getirilmesi gereken bir boyuttadır. Bu ise çaba, gayret ve buna yöneliş ister. Daha da önemlisi biz onun hakikat olduğunu düşünüyor muyuz? Çünki hakikatse yaymaya çalışılır, halbuki böyle bir görüntü pek yok. İşte bu tabloda bunun da rolü az değil, belirtmek lazım.  İnsanlar ille de bir mahallede öne çıkma, bölgede haklı görünme, çevrede sayılma saikiyle hareket ediyorlar. Salt hakkı görüp sahiplenme çok az. Bu da işi çok uzatacak gibi.. Halbuki hepsine de elzem bu. Velakin birileri ısrarla üzerinde durursa..