EDİP YÜKSEL-TAKIYYEMSİ DURUMLAR

Yakınlarda youtube’a Edip Yüksel-Abdülaziz Bayındır tartışmasının videoları konuldu. Dikkatimizi çeken ise Edip Yüksel’in takıyyemsi durumları oldu yine.

Öncelikle şunu belirtelim ki, Edip Yüksel ve 19cuların en çok eleştirildiği nokta Tevbe Suresinin son iki ayetini inkar etmeleri. Tevbe Suresinin son iki ayetini inkar ediyorlar, çünkü kabul ederlerse Rahim ve Allah kelimeleri 19’un katı kuralına uymayacak. Tevbe Suresinin son iki ayeti dahil; Rahim 115, Allah ise 2699 kere geçiyor Kuranda. Tabii bu arada 5 tane Allahummeyi saymıyorlar bu toplamda. (Ama Elifsiz yazılan Lillahiler sayılmakta) Yani toplam 2704 aslında.

Velakin 2699 baz alınıp, Tevbe Suresinin son iki ayeti sayılmazsa; Rahim 114, Allah ise 2698 kere geçiyor. Bu sayılar 19’un katı işte..

Neyse dönelim videoya. Bu mevzu videoda geçiyor, yani bu Tevbe Suresi son iki ayet olmayınca çıkan rakamlar söyleniyor ama Tevbe Suresinin hiç adı bile geçmiyor, dikkat. Sanki hiç ortada bir mevzu yokmuş da meşru-tartışmasız rakamlar söz konusu. Bu ayrıntıları bilmeyen öyle zanneder doğal olarak. bknz edipyüksel1

Nitekim Abdülaziz Bayındır-Edip Yüksel tartışması diyor videonun başlığında ama Abdülaziz Bayındır meseleyi bilmiyor demek ki, sadece dinliyor bu kısımda. Asıl kıyametin koptuğu mevzu çaktırmadan veriliyor resmen.

Diğer katılımcılar da tuhaflaşıyor dikkat edilirse bu kısımda. Yani tam bir kumpas. Konuşmalar başlıyor, bulanık bir ortam oluşturuluyor falan. bknz edipyüksel2

Zaten ana videoya bakılırsa Abdülaziz Bayındır “konuya biraz uzak olduğunu” belirttikten sonra bu ayrıntı meseleyi, en kritik noktayı özellikle belirtmeden ortaya koyuyor Edip Yüksel.

Takıyyenin de böylesi hani..

Böylelikle ana mesele hem açılmamış ve hem de açılmış oluyor. Tevbe Suresinin son iki ayeti meselesi.. İşi bilenlere “şifreli mesaj” çakılıyor, bilmeyen çoğunluğa ise “enteresan bir şeyler var bakın” mesajı. Abdülaziz Bayındır zımnen görüntü olarak kabul etmiş oluyor işi. İyi de bu işin adı ne o halde. Oyun herhalde..

Not 1: Bu arada Edip Yüksel’in “Rahim kelimesine işaret ediyor” dediği Cami’ nin ebced hesabına göre değeri 114tür.

Not 2: Bu arada Besmeledeki “isim” kelimesi Kuran’da 19 defa geçiyor diyordu. Ama nasılmış bu 19, anlatalım. Bir defa ismühü gibi ek alanları saymıyorlar. Ve dikkat, araştırınca gördük ki Kuranda sure içinde geçen 1 adet Bismillah ve 2 adet Bismillahirrahmanirrahim’de geçen Elifsiz yazılan “isim”leri de saymamışlar. Yani bizzat besmelede geçen isimleri saymayıp Besmelede geçen isim kelimelerini saymış oluyorlar. Öte yandan Elifsiz yazılan Lillahi’leri saymışlardı, hatırlatalım.

Not 3: Verdiğimiz rakamları biraz uğraşarak buradan çek edebilirsiniz.

11 thoughts on “EDİP YÜKSEL-TAKIYYEMSİ DURUMLAR

  • 19/02/2013 tarihinde, saat 14:24
    Permalink

    TEVBE Suresi.128: Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir(RAHMAN), merhametlidir(RAHİM). ”KURANIN BAŞKA HİÇ BİR YERİNDE,ALLAH HARİÇİ,KİÇ KİMSEYE RAHMANve RAHİM diye hitap edilmemişdir!”
    129. (Ey Muhammed!) Yüz çevirirlerse de ki: Allah bana yeter. O’ndan başka ilâh yoktur. Ben sadece O’na güvenip dayanırım. O yüce Arş’ın sahibidir. ”
    YAZIMLA GÖREVLİ;Zeyd ‘in; ‘Tevbe Sûresi’nin son ayetini buluncaya dek aradım,’ şeklindeki sözü; bir gevşekliğin değil, ciddiyet ve gayretin işa­retidir. Demek ki, Zeyd ve onun gibi ayetleri ezberlemiş ha­fızlar, Tevbe Suresi ‘nin son ayetini kesinlikle biliyorlardı; ancak belgelenmesi için şahitli yazılı belge aranıyordu(Hz MUHAMMET DİGERLERİNİ YAZDIRDIDA BUNLARI NEDEN YAZDIRMADI?UNUTDUMU?). Nitekim, mezkur ayet de, bir sahabinin (YANLIZÇA 1 SAHABENİN übey b. ka’b ın) yanında yazılı ola­rak bulunarak belgelenmiş ve mushafa alınmıştır. Bu ayetin yazılı olarak sadece bir sahabi de bulunması, bu ayetten başka bir kimsenin haberinin olmaması anlamına gelmez(hz ALİ AYNI EVDE KALIYOR VAHİ KATİBİ DANADININ DAHİ BU AYETDEN HABERİ YOK! HİÇ KİMSENİN BU AYETDEN HABERİ YOK). Dikkat edilirse; bu iddiada bile, bilinen bir ayetin araş­tırıldığı(ŞAHİT BULUNAMADIGINI,DİGER AYETLERİN ONAYLANMASI İÇİN 2 ŞAHİT ŞARTI BU AYETDE ARAN MIYOR) itiraf ediliyor.
    Kur’an’ın, Peygamber Efendimizden hemen sonra, da­ha ilk halife döneminde ne büyük bir titizlikle bir kitap ha­line getirilip muhafaza edildiğini id­dia etmek çok garip ve boşlukta durmaktadır. (MERVAN NEDEN PEYGAMBERİMİZİN KENDİ ELLERİYLE YAZDIGI KURANINI YAKIP YOK ETTİ,NEDE OLSA HEPSİ AYNI DEGİL Mİ?HİÇ DEGİŞİKLİK YOKSA?)
    BİRAZ ARAŞTIRIN AKLINIZI KULLANIN SORGULAYIN. NİYE,NEDEN,NEZAMAN,NASIL,KİM DİYE SORULAR SORUN.yoksa uyumaya devam edersiniz. dr iht.VOLKANHAN ÇAPAR

    Yanıtla
  • 19/02/2013 tarihinde, saat 22:39
    Permalink

    @volkanhan çapar rivayetleri eleştirip bu derece rivayetlere dayanmak da enteresan. akılcılık burada nerede kaldı? yahu Kuranı ezberleyen bir sürü insan vardı. öyle ki yetmiş hafız bir savaşta şehit olduydu sırf. böyle bir ortamda eksik fazla ayet yazılması mümkün mü? o dediğiniz şeyler o anlık bir prosedürden ibaret. akılcılık lütfen.

    Yanıtla
  • 20/02/2013 tarihinde, saat 13:05
    Permalink

    1-Ben yukardaki konuları biraz aklınızı kullanın bu rivayetleri araştırın diye yazdım ama anlamamışsın bak özetleyeyim.
    2- O(PEYGAMBER), size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir(RAHMAN), merhametlidir(RAHİM). ”KURANIN BAŞKA HİÇ BİR YERİNDE,ALLAH HARİÇİ,KİÇ KİMSEYE RAHMANve RAHİM SIFATLARIYLA hitap edilmemişdir!” Akıl sahipleri hiç mi düşünmüyorsunuz.(rivayet degildir kurana bak)
    3-hiçretin 64.yılında MERVAN neden PEYGAMBERİN kendi elleriyle yazdıgı kuranı yakıp yok eddi,bir cevabın var mı?Akıl sahipleri hiç mi düşünmüyorsunuz.?(islam tariki ile ilgili bütün kıtaplarda bulabilirsin,rivayet degildir).
    4-70 hafız hangi savaşda şehiy oldu?şehit olanlar hiç mi yazılı bir şey bırakmadı?BU iddanı hiç duymadım?Rivayet olabilir mi?
    5-Ben rivayetlere dayanmıyorum benim inanmam için (2) madde yeterli.Sizler KURANLA,hurefeleri öyle karıştırmışınız ki dogruyu yanlışdan ayıramıyorsunuz hurafeleriniz bile birbiri ile çelişiyor onu göstermek istedim bu yüzden okadar rivayet yazdım,GÜZEL KARDEŞİM.dr iht.volkanhan çapar

    Yanıtla
  • 21/02/2013 tarihinde, saat 15:21
    Permalink

    @volkanhan çapar
    yahu bunca ayrıntı şeyi gördün de o meşhur hadiseden niye haberin yok. demek ki ayrıntı şaibe şüphe peşindesin. bir defa şunu düşünemiyor musun insanlar namazda KURAN okumak zorunda. ezberlemek zorunda yani. Allah Kuranı bu ezberle, sadece yazıyla değil, korumuştur. İkincisi sen bir konuda bir iddada bulunurken tarihte bu iddianın güçlü bir şekilde olması lazım. Herkesin az veya çok bildiği bir şeyden bahsediyoruz. Kimse farketmedi bunu da şimdi size mi kaldı. Öyle ayrıntı bir iki şeyle yola çıkarsan, Kuran 16000 ayetti, kısaltıldı diyen de var. Onunla mı uğraşacağız. Üstelik onunki direkt rivayet, senin direkt rivayetin yok, yorum yapıyorsun.

    Yanıtla
  • 21/02/2013 tarihinde, saat 22:45
    Permalink

    sn admin;Emin ol O MEŞHUR HADİSLERDEN HABERİM VAR (ENGÜZEL HADİSLER:ZÜMER Suresi 23. CASİYE Suresi 6. YUSUF Suresi 111.MUHAMMED Suresi 3.TEMELSİZ HADİSLERE SARILANLAR:LOKMAN Suresi 6.:İSRA Suresi 36. PEYGAMBER DÜŞMANLARI:EN’AM Suresi 112,113.FURKAN Suresi 31. Ayetleri):
    senin düşünçene göre ”NAMAZDA KURAN OKUNMAK,EZBERLEMEK ZORUNDA,DİYORSUN” namaz kelimesi farsca birkelime olup Arabcası salat dır.yani konuşmamız gereken asıl kelime SALAT dır.KURANDA 80 ayrı yerde gördüm buralarda anlam bakımından;harekete gecmek,çok çalışmak ayaga kalkmak,şirke,kötülüge karşı koymakdestel olmak,sosyal yardım yapmak,ilgilenmek,degerli kılmak,affetmek,tebrik etmek,ilahi rahmet,okumak,okutmak,dini baglatıyı anlamaya çalışmak,şükretmek,duaetmek,ululamak vb…’istersen bu anlamdaki ayetleride yazarım,yani senin idda eddiğin gibi emeviler ve abbasiler salatın anlamın kaydırmışlar.salatı namaza çevirip onuda 5 vakit rutuele indirgemişler.5 vakit namazınızı kılın sizden istenen budur demişler.emevi,abbasi ögretisi devam edip gidiyor.BENİM ANLADIGIM BUDUR. örnek olarak:
    2:43 ayetinde İsrailoğulların”a, ellerindeki kitabı doğrulayıcı olarak inen Kur”an”a inanmaları (2:41) ve salatı ikame etmeleri emredilmiştir.. Bugün din diye Emevi – Arap kültürünü pazarlayanların iddialarının aksine İsrailoğllarına emredilen namaz değil, bağlılıktır.
    17:29-31 Bunun üzerine Meryem çocuğu gösterdi. Biz, dediler, Beşikteki bir sabi ile nasıl konuşuruz? Çocuk şöyle dedi: “Ben Allah”ın kuluyum. O, bana kitabı verdi ve beni peygamber yaptı. Nerede olursam olayım o beni mübarek kıldı; YAŞADIĞIM SÜRECE BANA NAMAZI VE ZEKATI EMRETTİ.” 10:87 Biz de Musa ve kardeşine: Kavminiz için Mısır “da evler hazırlayın ve evlerinizi kıble yapın, namazlarınızı da dosdoğru kılın. (Ey Musa!) Müminleri müjdele! Diye vahyettik.Beşikteki İsa”ya namaz ile mi emrolunmuştu?
    11:87 Dediler ki: Ey Şuayb! BABALARIMIZIN TAPTIKLARINI (PUTLARI), YAHUT MALLARIMIZ HUSUSUNDA DİLEDİĞİMİZİ YAPMAYI TERK ETMEMİZİ SANA NAMAZIN MI EMREDİYOR? Oysa sen yumuşak huylu ve çok akıllısın.”dürüst,dogru,adaletli olmamızı”anlamında
    96:09-12 Gördün mü şu men edeni (engelleyeni), namaz kılarken bir kulu (namazdan)? Gördün mü, ya o doğru yolu izleseydi, yahut erdemliligi öğütleseydi?
    Bu sûre “oku” emri ile başlayan ve çoğu kaynağa göre Peygamberimize vahyedilen ilk sûre olan ALAK süresidir ve birinin namaz kılarken engellendiğinden bahsetmektedir. Bu mümkün müdür?
    yine konumuza dönecek olursak O(PEYGAMBER), size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir(RAHMAN), merhametlidir(RAHİM). ”KURANIN BAŞKA HİÇ BİR YERİNDE,ALLAH HARİÇİ,KİÇ KİMSEYE RAHMANve RAHİM SIFATLARIYLA hitap edilmemişdir!”bu ayetleri kabul etmek pey böyle duva edilecegini kabul etmekdir.ben peygambere RAHMAN,RAHİM diye duva etmem,bu ayetleride kabul etmem.kabul edenler pey böyle duva edilebilir diyenlerdir.dua edebilirler,sonmak isterimhiç pey böyle dua eden var mı?bana bir kişi gösterin ?ALLAHA EMANET OLUN.

    Yanıtla
  • 17/04/2013 tarihinde, saat 01:24
    Permalink

    Volkanhan bey,
    Bahsettigin surede raufun rahim diye geciyor, rahman kelimesi hic bi yerde yok.
    Baska bisey söylemeye gerek yok.

    Yanıtla
  • 14/10/2013 tarihinde, saat 05:56
    Permalink

    bütün tartışma forumlarına , youtube videolarına ve islam düşünürlerinin sitelerine bakıyorum ve hep şunu görüyorum:
    ”bir veya birkaç nedenden dolayı” ayrışma , daha sonra ‘siz’den ‘sen’e dönen yazışma, ilerleyen aşamada inandığı tarikat, mezhep, fraksiyon,alimler vb ne derseniz , onların gözünden ve sözünden ‘örneklemeler’ , ‘alıntılar’ ve mümkünse hadis ve Kuran’dan alıntılar.. daha da ileri giderek ‘aç da oku’, ‘bilmiyorsan öğren’ diye daha 2. 3. yazışmada ”TAHAMMÜLÜM FAZLA YOK , TADIMIZI BOZMA” nev-in’den tatlı tatlı hırlaşmalar..

    bir kere ne biliyoruz: Kuran hakikatimizdir, ALLAh birdir tektir yaratandır. Peygamberler ve Nebiler Kuran’da belirtildiği gibidir. görevleri ve alametleri bellidir. Hepimiz bunlara inanıyoruz.

    Bunun iç huzuruyla ve Kuran’ın sıklıkla belirttiği ‘sabır’ gerekliliği ile arkamıza yaslanarak ”ne mutlu ki Allah bana seçme hakkımı, hür irademi vermiş ve fakat uyarmayı , bilgi sahibi yapmayı da ihmal etmemiş” deyip konuşamıyoruz, yazışamıyoruz.

    her çeviride kasıtlı veya kasıtsız yanlışlıklar olabilir, tembellikten veya yetersizlikten kaynaklanan ‘bir öncekinden’ kopyalamalar olabilir.

    her biri dini fraksiyon kaynağı olmalı mı? Dünyaya gelmiş nihai Allah sözlerinin amacı bu olabilir mi?

    Bir kere, yazarken-konuşurken ‘ne kadar haklı olsanda/veya öyle olduğunu toplumun çoğunluğu düşünse de’ karşındakinin farklılaştırmıyorsan, ötekileştirmiyorsan.. ne konuşursak konuşalım ” şeytanın aramıza girip de içlerimize israrla fısıldadığı fikalara izin vermiyorum Kardeşim, sen de verme, Allah adına” dense ya..

    yani şöyle olmayacak: birileri haklı , diğer herkes haksız. o birileri bir şekilde ( cihadla vb) gördün mü haklıyım ki bu cihadımda Allah yanımdaydı ve herkesi alt ettim, diyeceksin. öyle olmayacak. sadece birleşerek, anlatarak-sonra dinleyerek ve en sonda anlaşarak ve gerekirse tekrar baştan konuşarak, konuşarak, arada namaza giderek, konuşurken kullandığın herhangi bir iğneleyici veya ötekileştirici söz nedeniyle seccadene gözyaşın bulaşarak, olacak..

    keşke bir televizyon kanalı yahut bir internet sitesi ana meselelerimizi zaman sınırsız tartışma imkanı verse. İsteyen yalan söyles, isteyen şeytan ayetleriyle gelse, isteyen tarikatinin alametifarikalarıyla gelse.. eski grek’lerin meydanda toplanması gibi,.. tüm aşırılar ve aşırılıklar kendini gösterse, onlar bunu bir fırsat sanarken Allah’ın kulları herşeyi görse.

    Volkanhan, admin,Fatih.. siz Allah yolunda düşündünüz iman ettiniz ya. sizler çok güzel insanlarsınız. Saygılarımla.

    Yanıtla
  • 14/10/2013 tarihinde, saat 17:23
    Permalink

    @osman
    inşallah. internet bu anlamda herkese söz hakkı veren bir ortam. herkes samimi ya da önyargılı olarak fikirlerini belirtmekte. tartışmaların kaçınılmaz olması bu dünyanın bir gerçeği öte yandan. bildiğimiz kadarıyla akıl mantık çerçevesinde sonuçlara ulaşıyoruz. bu bağlamda ise herkes öncelikle kendisinden sorumlu. ben, sırf başkası adına konuşmalara karşıyım o yüzden ve bunu fazla ciddiye almam. nihai hüküm hüküm gününde verilir, o kadarına da kalkışmayız bu yüzden. saygılar selamlar.

    Yanıtla
  • 30/03/2021 tarihinde, saat 23:19
    Permalink

    19’cuların tenakuzları saymak ile bitmez. Onların gayesi Kur’an’dan bir sistem çıkarmak değil Kur’an’ı 19’a uydurmaktır. Eğer 19 sayısı tutmuyor ise harflere ekleme-çıkarma yaparak 19 sayısına ulaşırlar. Birkaç müşahhas misal vereceğim ki okuyanlar daha net görebilsin.
    Nun (ن) harflerinin sayısını 19’a uydurmak için diğer harfleri yazıldığı haliyle almalarına rağmen ن harfinde sanki ikinci bir “n” harfi varmış gibi kabul ederler 🙂 Eğer almazlarsa bir ن eksik çıkacak ve 19 tutmayacaktır.
    Vahid kelimesinin bazı eski mushaflarda ا ile yazıldığını göstererek haklı olduklarını zannederler, lakin semavat gibi kelimelerde aynı titizliği gösteremezler zira gösterirlerse yine sistem çökecektir 🙂
    Hadisleri reddettikleri halde güya Tevbe suresinden ayet silmek babında hadisi kaynak olarak gösterirler. Bilmezler ki Tevbe’nin son iki ayetine şahit gösterilen sahabi aynı zamanda Ahzab suresinin 23. ayetine de şahit gösterilmiştir ve hadis kitaplarında bu da yazılıdır. Ahzab suresinin 23. ayetinde yine الله ism-i celili bulunur fakat bu ayeti nedense silemezler 🙂 Tevbe’nin son ayetlerini silmek sadece kolaylarına geldiği için bunu yaparlar.
    Kuran-Mushaf ayrımı yaparlar. Lakin bütün 19 sistemini zaten yazılı olan mushaflara göre yaptıklarını anlayamazlar. Eğer öyle yapmasalardı rahman kelimesini ا ile yazıp besmeleyi 20 harf yapacaklarını da düşünemezler.
    Baştan aşağı çelişkilerle dolu, sadece kendilerini buna inandırmak isteyenlerin tuttuğu batıl bir yol.

    Yanıtla
    • 31/03/2021 tarihinde, saat 01:48
      Permalink

      öyle. katkılarınız güzel ve düşündürücü. bu 19culuğun bir proje olduğu ve şişirildiği belli ve fazla tuttuğunu da sanmıyorum. ama bu damarın hadis karşıtlığı söylemi az çok etki ediyor gibi. çünkü adeta “din içinde dinden kurtarıyor” o yüzden fasonlukları iyi belirtilmeli.

      Yanıtla
  • 31/03/2021 tarihinde, saat 17:16
    Permalink

    Haklısınız. Ne yazık ki sünnet karşılığı varsa insanlar ne olduğuna bakmadan yapışıyor adeta. Bu da mantık dışı fakat anlatması kolay değil. Kur’an’daki ayetleri kendilerince açıklayarak nasıl uygulanması gerektiğini gösteriyorlar lakin aynı şeyi Peygamber’in (sav) yapmadığını iddia ediyorlar. Baştan aşağı çelişki içindeler.

    Yanıtla

volkanhan çapar için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Facebook Hesabımız Youtube Hesabımız