FİL, KUREYŞ, MAUN, KEVSER VE KAFİRUN SURELERİNİN YERİNE DİKKAT

Maun, Kevser, Kafirun.. Bu surelerin iniş sırası böyle değildir. Ama metinde peşpeşe geliyorlar. Peki aralarında bir tenasüb var mı? Bu çerçevede bakarsak; Maun suresinde namazından gafil, gösteriş için namaz kılanlardan bahsediliyor. Bunlar en ufak yardıma bile mani oluyorlar. Kevser Suresinde ise “namaz kıl ve deve kurban et” deniliyor. Nahr göğüs anlamına gelen kelime, develer oradan kesildiği için bu kelime deve kurbanı için kullanılır. (bknz Razi Tefsiri) Bu ifade, mecazen “genel olarak kurban kes” şeklinde çevrilmekte. Bir de ayet, “kurban bayramında namaz kıl ve kurban kes” emri olarak görüldüğü için. Fakat burada namaz genel bir namaz ve kurbansa deve olarak geçiyor normalde. Bu da Maun Suresi’nde geçen, az bir yardıma bile mani olma ama görünüşte namaz kılma konusuna cevap niteliği taşıyor. Çünkü deve kurban edince fakire muhtaca gayet yardım söz konusu olur. İkincisi; surenin başında “biz sana kevseri/çokluğu verdik” denilmekte. Hadislerde bu çokluğun öbür dünyada bir havuzun başında olacağı belirtilmekte. O Kevser havuzudur. Maun Suresi’nde ise “dini yanalayanı gördün mü” denilmekte. Buradaki din kelimesi de ahiret, ceza olarak tefsir edilmekte. Yani öbür dünyadaki farklı durumlar sözkonusu. Bu da net bir karşılaştırma. Bunların içinde bir tek namaz benzer görünüyor, orada da birisinde gösteriş var. İşte Kafirun Suresi’ndeki “ben sizin taptığınıza tapmam, siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz” gibi ifadeler de adeta “görünüşte aynı olsa bile” gibi bir anlam kazanıyor burada. Antiparantez, Maun Suresi’nde Mekke müşriklerinden bahsedilmetedir ama görünüşte direkt onları çağrıştıracak hiç bir ifade yok. Öte yandan, onların namazının Kabe etrafında dönerek el çırpma ve ıslık şeklinde bir şey olduğu söylenmekte. Dolayısıyla burada namaz ifadesi, bir tür dua, ibadet oluyor. Ama dediğimiz gibi surenin ifadelerinde bunu çağrıştıran bir şey yok. Yani gayet ilkesel bir durum ifadesi bu.

Öte yandan, Fil ve Kureyş sureleri öylesine bağlantılı ki, insanlar bunların peşpeşe nazil olduğunu sanabilir. Halbuki iniş sırasında Fil 19, Kureyş 29. sırada. Metinde ise peşpeşe yer alıyorlar. Yine bağlantılı olan Maun ise 17. inen sure. Metin sırası ise şöyle:

Bunların arasındaki tenasübü kısaca açıklayalım. Fil Suresi’nde Yemen’den Kabe’yi yıkmak için gelen Ebrehe ordusu engellenmişti. Kureyş Suresi’nde ise Kureyş’e Yemen’e ve Şam’a olan seyahatlerin sevdirilmesi ve böylece zenginleşmeleri hatırlatılıyor. Kabe civarının eminlik vasfı hatırlatılıyor. Bu Ev’in Rabbine kulluk edin deniliyor. Nitekim Fil hadisesini onlar da çok iyi biliyorlardı. Maun Suresi’nde ise görünüşte namaz kılan ama fakiri doyurmayanlardan bahsediliyor ve ceza günü hatırlatılıyor. Yani “herşeyin cezası bu dünyada kesilmiyor” tabiri caizse.. Bütün bunlar insanı da en ziyade şaşırtan konular vesselam.

Facebook Hesabımız Youtube Hesabımız