GELENEK VE OTORİTE

 Esirgeyen bağışlayan Allah’ın adıyla..

 Otoriteyi sağlamak sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. “Ben” değil “biz” demek yetmeyebilir. Meşru görülen bir şeye dayanmalıdır insan. İcabında abartı, yalan da gerekebilir. Ve eğer bir ideal-misyon-maslahat söz konusuysa “iyi niyetle” bu da olur. Peki bu tarih boyunca pek çok defa böyle olmuşsa sonuç ne olur? Acaip masalsı bir algı dünyası tabii değil mi, gel de insanları gerçeğe indir sonra. Aman “dokunmayın” diyenler olur, bu saf imana benziyor. “Akıl şeytandır” çıkışları..    

Bir de bu işin bir tarafı; asıl, şirk dediğimiz, insanların kutsallaştırılması, mutlaklaştırılması, ilahlaştırılması var. Yani yanılmaz, herşeyi bilen bir varlık olarak görülmesi. Her an, her yerde olabilmesi. Hatta öldükten sonra tasarruflarda bulunması. Sonsuzluk.. Şirk ise affedilmeyen ve insanı cehenneme sokan bir günah. Dünyalarını kurtarmak için ahretlerini mahvetme gibi bir durum yani söz konusu (!) Otorite sağlanmış oluyor, büyük bir fayda. Peki ya öbür dünya?.. Bir de üstelik gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. Vatikan da Hristiyan alemini asırlarca masallarla uyuttu ama sonra birden bir uyanış oldu. Çünkü sahtelik, dışarıdan çok iyi görünür de içeriden çürüme yapar. Ve birden gider.

“Eger Hristiyanlık dinine bir Deccal gerekirse Pavlos`tan baskasını aramalarına gerek yoktur!” (İngiliz filozof Jeremy Bentham)

“Geçici bir güven uğruna temel özgürlüklerinden vazgeçenler, ne özgürlüğü hak ederler ne de güveni” (Benjamin Franklin)

Gerçi hala fazlasıyla uyuyanlar var. Çünkü uyananlar da yaydan çıkmış ok gibi dünyaya daldı. Çünkü de ellerinde Kuran gibi bir yol gösterici yoktu. Ya da iltifat etmediler. Biz de “yol gösterici olmayacak” demedik zaten. Sadece biraz aklını kullanacak insan. Biraz da burada kullanacak yani, hep başka işlerde değil de. Sanırım bizden bu kadarının istenmesi de fazla olmasa gerek.

Enes (R.A.) anlatıyor: “Resulullah (S.A.V.) buyurdular ki:

“Allah Teala hazretleri azabı en  hafif olan cehennemliğe:

“Eğer dünya her şeyiyle senin olsaydı,  şu azabdan kurtulmaya bedel, fidye olarak verir miydin?” diye soracak. Adam: “Evet!” diyecek. Rabb Teala bunun üzerine:

“Sen daha Adem’in sulbünde iken ben senden bundan daha hafifini  istemiş: “Bana hiçbir şeyi ortak kılma da seni ateşe sokmayayım, cennete koyayım” demiştim. Sen buna yanaşmadın, şirke girdin” buyuracak.”

Buhârî, Rikak 51, 49, Enbiya 1; Müslim, Münafikûn 51

NOT: Ayrıca bknz HAKİKATÇİLİK ÜZERİNE 5-ULAŞTIRILMASI GEREKEN ŞEY

NOT2: Tabii “aklını kullanacak” dediğimiz aklı maaşını değil, bütün bunların sebebi odur.

Bir cevap yazın

*
= 5 + 3