GÖĞÜN DÜRÜLMESİ

Enbiya 104. ayet, gayet zor anlaşılmaktadır. Fakat son zamanlarda ulaşılan gerçekler ayetin anlaşılmasını kolaylaştırmıştır.

Öncelikle; ayet şöyledir: “Göğü kitapların tomarlarını dürer gibi düreceğimiz gün. Tıpkı ilk yaratmaya başladığımız gibi, onu geri çevireceğiz. Üzerimize bir vaad olarak. Şüphesiz ki Biz yapanlarız.”

Burada bir defa; göğün kitapların dürülmesi gibi dürülmesinden kasıt nedir? Bizler kitap denildiği zaman yaprak yaprak sayfaların üstüste dizildiği bir şekli düşündüğümüz için anlamak zorlaşmaktadır. Halbuki eskiden kitap denildiği zaman ilk akla gelen Tevrat metinleri idi ve onlar rulo şeklindeydi. Yani açılıp okunduktan, işi bittikten sonra döndürülür ve kapanırdı. İşte göğün dürülmesi de böyle olacaktır. Saniyen; zamanımızda şu anlaşılmıştır ki, çok ilerideki zamanlarda kainatta sadece karadelikler kalacak ve çevrelerindeki maddeyi döne döne yutacaklar. Tam rulonun dönmesi misali. Hasılı göğün dürülmesi hadisesi böylece netleşmiş oluyor.

Bir diğer konu ise “tıpkı ilk yaratmaya başladığımız gibi, onu geri çevireceğiz” ne demek? O da şöyle anlaşılıyor ki, madde atomluktan çıkıp karadelikler ile o ilk bigbangin olduğu enerji havuzuna dönecek.

Elbette şu var ki, bütün bunlar katrilyonlarca trilyon yıl sonra olacak şeklinde görülüyor maddenin seyrinde. Lakin şunu farketmeliyiz ki maddenin seyrinde olacaklar bize gösteriliyor, fakat zaman yanıltıcı. Çünkü güneşin dürülmesi gibi kıyamet sahneleri de milyarlarca yıl sonra görülüyor. Halbuki ayetlerde bir anlık sahneler olarak geçiyor bunlar. Peki bu farkın hikmeti nedir denilirse.. Denilebilir ki; böylece tamamen maddeye “boğulmamış” oluyoruz. Fakat delil de eksik olmuyor..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 6

FACEBOOK HESABIMIZ
YOUTUBE HESABIMIZ