GÖKLER, YEDİ GÖK VE ŞEYTANLARIN TAŞLANMASI

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Ayetlerde “göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin” diye bir ifade geçer. Saffat 5. ayette ise bir de “doğum yerlerinin diye devam edilir. Burada doğuş yerleri, adeta cisimlerden bağımsız olarak zikredilmekte. Gerçekten de doğuş yeri dediğimiz şey o cismin dönerek dünyadaki doğuşu değil dünyanın dönmesiyle onun görünür olduğu yerdir. Yani bir nevi o cisimden bağımsızdır. Bu inceliğe dikkat..

Öte yandan; bilindiği gibi bir de yedi gök diye bir şey var ve o bildiğimiz göklerden farklı gibi. Fakat kainat çapında olduğu anlaşılıyor bu yedi göğün ve yerden başlıyordu bu yedi gök. Bir de yedi yer var, bu yedi gök her birinin göğü de olabilir. Bu da o “arasındakiler” mantığını verebilir. Burada denilebilir ki; ya maddi gökler ve yer var ve arasında farklı bir yapı olan yedi gök var ya yedi gök kainattaki yedi sistem ve her birinde dünya benzeri yedi gezegen..

Öte yandan; bu işte en açık belirtilen ve anlaşılan şey şeytanların taşlanması ve en yakın/aşağı göğün korunması. Bu hep “yıldızlarla” diye düşünülmüştür ve müfessirleri çok zorlamıştır. Halbuki kevkeb kelimesi geçiyor ve o da parlayan demek, gezegen anlamında kullanılan bir kelime. Günümüzde yıldız-gezegen farkı belirdiği için daha iyi anlaşılıyor. Örneğin yıldız necm kelimesiyle geçer Kuran’da.

Şimdi düşünelim; bu yıldız gezegen ayrımı içinde göktaşları hangisine girer herhalde gezegene girer değil mi?

 

Bir de enteresan olan Saffat 5. ayette “göklerin, yerin, ikisi arasındakilerin ve doğum yerlerinin Rabbi” denilmekte. Peşine şöyle devam ediyor:

Gerçekten biz dünya göğünü (en yakın göğü) bir zinetle, kevkeb ziynetiyle süsledik.

Ve onu her inatçı şeytandan koruduk.

Onlar yüksek (melekler) topluluğunu dinleyemezler. Her taraftan kovulup atılırlar.

Uzaklaştırılırlar. Onlara ardı arkası kesilmez bir azab vardır.

Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder. (Saffat 6-10)

Doğuş yerlerinin Rabbi’ne denilmişti. Burada doğuş yerleri bütün yıldızları içeren bir ifade.. Peşine en yakın göğü kevkeb ziynetiyle süsledik dediği zaman da gezegen anlamı öne çıkıyor diyelim. Ve her inatçı şeytandan koruduk dediği zaman da kevkeb’in de özel bir sınıfı olan göktaşları olarak düşünülebilir anlam.

 

ayrıca bkn. GÖKLERİN VE YERİN YARATILIŞI

4 thoughts on “GÖKLER, YEDİ GÖK VE ŞEYTANLARIN TAŞLANMASI

  • 28/08/2018 tarihinde, saat 00:20
    Permalink

    Selam kardeş. Bütün Ayetler ve Hadisler Yer Yurdunu DÜZ olarak anlatıyor.Biraz araştır.Evrimcilerin TOP DÜNYASINDA sıkışıp kalmışsın.Selam ve dua ile…

    Yanıtla
    • 31/08/2018 tarihinde, saat 21:05
      Permalink

      Fahruddin Razi, İbni Teymiyye, İbn Hazm bunlar mı evrimci? Ya da ayet hadisten habersiz ? Biraz araştır.

      Yanıtla
    • 18/07/2019 tarihinde, saat 19:12
      Permalink

      YERYÜZÜNÜ TEPSİ GİBİ DÜZ OLARAK ANLATAN BİR AYET-İ KERİME YAHUT HADİS-İ ŞERİF BULAMASSIN. DOĞRUDAN O MÂNÂNIN ÇIKABİLECEĞİ TEK BİR DELİLİN YOK.

      Yanıtla
  • 20/10/2019 tarihinde, saat 20:20
    Permalink

    S.A.
    Evet bende Disk-Tepsi gibi Dairevi şeklinde ifadeler geçmez KURAN ve HADİSLERDE.
    Bizatihi DÖŞEK-YATAK-YAYGI-SERGİ ve hususen B.E.Ş.İ.K ifaderi kullanılır.
    Hepside ne gariptir ki UZUN ve DİKDÖRTGEN şeklindedir.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Facebook Hesabımız Youtube Hesabımız