GÖRELİ HAKİKAT TEHLİKESİ

Bilindiği gibi modernizm tek hakikatçiydi, çünkü iddialıydı. Sonra kuantumdaki belirsizlik, evrenin istendiği gibi fethedilememesi, tabiatın bozulması gibi durumlardan postmodernizme geçildi. Bu ise göreli hakikat anlayışını öne çıkardı. Yani yere göre, kişiye göre bir hakikat vardır. Göreli hakikat ise aslında “hakikatin yokluğu” demektir ve o da çıkarcılığı doğurur. Çünkü hakikat aslında yoksa çıkarlar vardır. Hasılı kapitalizm için ideal bir anlayış. Bu yüzden de zayıf cılız hakikatlerin önü açılmaktadır. Ya da güçlü hakikatler türlü şekillerde cılızlaştırılmaktadır vs. Şu halde günümüzün en önemli sorununun güçlü hakikat sorunu olduğunu farketmeliyiz. Ayette şöyle denilmektedir: “De ki Allah’ın fazlı ve rahmetiyle işte bununla sevinsinler. Bu, onların topladıklarından hayırlıdır” (Yunus 58) Beri yandan, düşünürsek, günümüz bilgi ve iletişim çağı, yani hakikatin en güçlü olması gereken bir çağ. Şu halde bu noktada kolay yetinmemek, işi en ileri düzeye çıkarmak ve yaymak şart.

Bu çerçevede, işin bir zorluğu da şu ki; göreli hakikat zihniyeti kolay tutmakta, çünkü devir onu istiyor ve görelilik kavramı kimilerine çok hoş geliyor. Çünkü akli delil “belasından” kurtarmaktadır (!) Akılcılık da zaten gelenek karşıtlığına, dünyacılığa, maddeciliğe falan endekslenmiş, o direkt çıkarcı. Böyle bir dönem.. Burada Kitab üzerinden hakikatin netleşmesine, delillerine gayet önem verilmeli. Çünkü başka bir çıkış yok. Şunu unutmayalım, çıkarcılık varsa hakikat yoktur. Hakikat göreliyse bir nevi hakikat yoktur. Hele de buna temenna ediliyorsa..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 9

FACEBOOK HESABIMIZ
YOUTUBE HESABIMIZ