HAKİKATÇİLİK VE ZORLUKLAR ÜZERİNE..

Hakikatçilik konusunda aşırı derecede zorlanıldığını gördüğümüz için bir açıklama yapmak zorunda hissediyoruz. Çünkü hakikatçilik çok mühim olduğu halde “neden yürümüyor” konusu çok fazla belirleyici görülüyor. O yüzden işi biraz açalım. Görüldüğü kadarıyla bunun öncelikli sebebi hakikat meselelerinin zorluğunun malum oluşu, zorunluluğunun ise fazlasıyla mechul oluşudur. Zaten biliyoruz, inanıyoruz havası çok kolay yerleşmektedir. Bunun da ardında şu var ki; malum ki, pek çok yapı kolay adam toplamayı öngörür ve buna göre de adeta “cennete bilet keser” Fakat acaba işler bu kadar basit mi? Unutmayalım ki iman edilecek şeyler de gaybtır, iman da gaybtır aslen. Herşey güneş gibi aşikar değildir. O yüzden de ihtimaliyat ilmi, bu yüzden de doğru bilgi, teşhis, tesbit hayatidir. O da zaten hakikatçilik demek. Böyle olunmazsa en azından tehlikeye düşülür.

Hasılı sadece “inanıyorum” değil, “doğru mu inanıyorum” demeli. Doğruluğu salt geçmişten yoğun gelişe, kelle sayısına, alkış çokluğuna bağlamamalı, özellikle de sorun, problem çoksa kolay açıklamalarla yetinmemeli vs. Mesela birisi diyebilir ki, ben ayet ve hadise uyuyorum, ne ihtimali?! Halbuki pek çok konuda çevresine, çeşitli alimlere vs uymaktadır. Yoksa herkes böyle diyor, nasıl oluyor, biraz düşünmeli değil mi?! Saniyen, Kuran’ın Levhi Mahfuzdanlığı malum, bundan dolayı çıkacak manalar ise mechuldür. Şu halde, onlar kişiye aktarıldığında reddederse neyi reddetmiş olur?.. Bu tamamen serbest midir?.. Dolayısıyla mesele dön dolaş cennete gitme ihtimali, cehenneme gitme ihtimali üzerine döner. Bu ise yanlış hesaba çok açıktır. O halde yakine yürüme en sağlam yoldur. Bundan kaçma ise en azından tehlike..

Yine mesela kim diyebilir ki, “şu an Hz İsa dönemine hiç benzememekte” Hatta günümüz en çok Hz İsa’nın indiği döneme benziyor. O dönem ise çok ters köşe olunan ve onca mucizeye rağmen hakikatlere gelinmeyen bir dönemdi. Şimdiki hakikatçilik noktasındaki zorluklar niye o kadar garip görünsün o zaman?! Her taife en iyi inanıyorum davasındaydı, şimdikiler niye hemen bundan hali olsun o zaman?!

Velhasıl biraz düşünmelidir, çünkü, BİTİNCE, DÖNÜŞÜ YOK. Hakikatçilik bari “işi ciddiye alış” Ciddiye aldığı zaman kaybetme ihtimali ne, almadığı zaman ne insanın? Kaybetme ihtimalini sıfır görmeyen kişi bu soruları biraz düşünmelidir. Hatta biraz değil, gayet.

Bir cevap yazın

*
= 5 + 1