HAKİKATE OLAN İHTİYAÇ NEREDEN KAYNAKLANMAKTA?

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..
…………..
Yoksa din çok eksik miydi? Ya da şu an için çok yetersiz mi ki, bu kadar takviye var?
…………..
diye bir soru akıllara takılabilir, yaptığımız çalışmalardan dolayı
………….
Lakin mesele şudur, Hz Muhammed zamanındaki bilgi dağarcığını düşünelim. Dünyanın yuvarlak olduğu, güneşin çevresinde döndüğü bile bilinmiyordu. Bugün bir çocuğun bile bildiği bir şey bu. Yıldızların uzaklıkları, galaksiler, süpernova, bigbang vs tahayyül bile edilemezdi. İşte bütün bu çerçevenin hakikate yerleştirilmesi meselesidir mesele. Yani tabiri caizse hakikatin, asıl hakikate uygunluğu.
…………
Bütün Kuran göklerden, yerden bahsetmiyor neticede, pek çoğu ahlaktır, ibadetlerdir. Lakin bu da hakikatin büyük bir parçası. Üstelik günümüzde dünyaya hakimiyet kuran pozitivist, aydınlanmacı, dünyacı medeniyet ve ahlak, temelde bilim üzerinden kainatı izah etme noktasından alıyor gücünü. İşte bu gücün üzerine çıkılması hayati. Kuran’ın Allah katından olduğunu vurgulamak açısından zaten mühim. Ve Peygamber döneminde oluşan motivasyonun (gerçekliğin keşfi) belli bir ölçüde bir daha oluşması ve müslümanların uyanışı açısından da elzem. Çünkü ikinci bir uyanış hamlesi gerekmekte. Tamam, Kuran ilk indiğinde bir anda dünyanın adeta yarısına ulaşan bir medeniyyet oluştu ve uzun bir müddet cazibe merkezi oldu. Lakin günümüzde sönükleşti, çeşitli provakasyonların, oyunların alanı haline geldi. Bir dirilişin şart olduğunu kabul etmeyen yoktur, peki bunun Kuran üzerinden olması mı problem olacak?

Facebook Hesabımız Youtube Hesabımız