HİDAYET BİR ŞEKİLDE BİRDENBİRE Mİ GELİR, İMAN NE KADAR HAKEDİLEN BİR ŞEYDİR KONUSU

Hidayet (rehberlik, Allah’ın yardımıyla yakine ya da itminana erişme) bir anda, bir şekilde mi kopup gelir yoksa hak mı edilir konusu. Halis Aydemir, ayetlerden örneklerle “hidayet imandan sonradır, iman da ilim ve akletmeden sonradır” şeklinde net açıklamalarda bulunuyor. Onun açıklamaları ve sonunda bizim yorumumuz.

 

1.İnsan akleder, doğruları seçer, ilim yapar, iman eder, sonra hidayet gelir..

 

 

2. İyi akletmeme, elindekini iyi kullanmama imana mani olur mevzusu

 

3. Kurallar kimse için değişmez konusu

 

4. İmanda idealizm, ahiret yaşamı için fırsat eşitliği, “cennet ehlini azaltır mı?”

 

5. Herkes bir şekilde eşit imtihan olmaktadır konusu.

 

 

SONUÇ: Gerek Kitab’ın gerek insanın kapasitesi bakımından insana düşenler fazla. Fakat adeta kağıttan, ezbere, çabucak doğrulara sahiplik de çok. Bunu idealize edenler de çok. Bu da “bu ne kadar batıldır, o ne kadar gerektir” sorusunu tetikliyor. Öte yandan, yakine yürüme gereği belli ama yakin yolu çok oturmamış gibi.. Mesela biz Kuran’ın Tevrat ve İncil’i içericiliği ve düzelticiliği üzerinde çok duruyoruz. Fakat bunu hiç telaffuz etmeyenler fazla. Lakin zaman da “imanı hak ediş gereği” noktasını öne çıkarıyor denilebilir. Yine; işin dünya çapındalığı tebliğ ile olabilir daha ziyade konusunu göz ardı etmemeli. Ondan da geri kalındığı aşikar. Hasılı, bu mevzuların bir bütün içinde olduğunu söyleyebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 9

Youtube Hesabımız
Facebook Hesabımız