İNSANA DAYALI HAKİKATTEN İLME DAYALI HAKİKATE

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Hamd, (akıllı) alemlerin Rabbi Allah’adır.

Hakikat ve zamanın ruhu meselesi bizce çok temel bir mesele.Levhi Mahfuz boyutu, Allah’ın her şeyi bilmesi, hatta “imtihan” çerçevesinde.  Çünkü de hakikat, “her şey” Allah’a dayanmak-ulaşmak durumunda.

Öte yandan; günümüzde gayet artan maddi aleme dair bilgi ve bu bilginin bizatihi hakikat olma tehlikesi sözkonusu. Ya da bu bilgiyi sunanların hakikat belirleme.

Herhalde hakikat bağlamında bu problemin bir çözümü olmalı.Bu ise “gözümüzü kapayalım” gibi sığ ve aklı dışlayan bir cevap olamaz. O halde, nedir?

Madem karşınızdaki medeniyet insanları değil, bilgiyi, aklı öne çıkarıyor, siz de ilahi bilgiyi öne çıkarmak durumundasınız. O, onu çözecektir.

Buradaki büyük mesele ise şudur, hakikati bir Resül ile göndermiştir hep Allah. Ve son Resül de gelmiş gitmiştir. Lakin bu bağlamda insanlar hakikat mevzubahs olduğunda önce konuşan kişiye odaklanmaktadır. Bu kimdir,necidir vs. Gelenekte ilahi iradenin böyle cereyan ettiği önkabulü oluşmuştur. Bu yüzden bunca “evliya” vardır gelenekte, “şeyh uçmaz, müridleri uçurur” gerçekliği vardır. Ve söylenene çok sonra sıra gelmektedir neticede, söyleyen mühimdir. Velakin, günümüzde gelinen noktada; çözüm, söylenene odaklanılmasını gerektirmekte. Nihayetinde bilgi medeniyetini alt etmek durumundasınız, akıl-ilim-isbat-ayet bağlantıları sözkonusu. Söyleyen kim, kimse kim, denilmek durumunda. Buna ise pek sıra gelmiyor.

İşin başına dönersek; Kitab’ı koruyacağını bildirmiştir yine Allah. Daha önce yapmış mıdır böyle bir şey? Tevratı ve İncili korumuş mudur?Korumamıştır. O halde bu, artık hakikatin insana-birisine dayalı yürümeyeceğini ya da bittiğini söylemiş oluyor. Bitmediği, bunca maddi keşifle anlaşılmış durumda. O halde Kitab’ın da her şeyi içerdiği anlaşılmak durumunda. Ve kimin söylediğine bakılmadan..

Tabii konuşan da sadece konuşuyorum diyemez, orası ayrı bir fasıl.

……………….

Facebook Hesabımız Youtube Hesabımız