İSLAM “ANORMALİ” Mİ EMREDER

Kuran’da “emri bil maruf, nehyi anil münker” (maruf bilinen, tanınan demektir, münker, bilinmeyen, tanınmayan demektir, genelde böyle çevrilmiyor ama bize göre şöyle çevrilmeli “normali emretmek, anormali yasaklamak”) ilkesi vardır. Öte yandan öyle bir zamana geldik ki İslam “anormal” gözükecek neredeyse..

Burada işi açarsak; batı medeniyeti çok uzun zamandır İslam’a karşı konumlandığı için ona göre de bir yaşam tarzı oluşturmuştur. Mesela secde onlara çok garip geliyor, çünkü tamamen buna göre dizayn edilmiş bir yaşam tarzı oluşturmuşlardır. Ütülü pantolonda dikine bir çizgi vardır mesela, şapkaları secdeye mani şekilde öne doğru uzundur, yemek masada, sandalyede yenir, eve ayakkabıyla girilir, alafranga tuvalette tuvalete gidilir, diz kırma hadisesinden uzaklıktır hep bunlar, günlük ibadete ayarlı bir yaşam tarzı yoktur vs. Lakin kişi bunlara alıştıkça öteki ona garip gelecektir. Ve batı medeniyetinde sürekli kendini asıl görme ve insanları da buna getirmeye çalışma anlayışı vardır. Bu bağlamda inanılmaz bir propaganda adeta herşeye sinmiş hayat olmuştur. Örneğin düşünelim, kendilerinin dünyaya hükmedemediği İslam’ın hükmettiği çağlara “karanlık çağlar” vs demektedirler, kendilerinin hükmettiği çağ ise “aydınlık çağ” olmaktadır. En büyük zulüm ve fesad bu çağda olmasına rağmen.. Elbette denilebilir ki, kainat keşfedildi vs. Lakin kainatın keşfi mi önemlidir, cennete cehenneme nasıl gidileceği mi? Berikini hiç önemsemeyen kişilerin hakikati çok önemsediğini düşünebilir miyiz?

Peki cennet cehennem gözle görülen şeyler değil, nasıl bu kadar kesin inanılsın?! Elcevab; Kuran’ın Tevrat ve İncil’i içericiliği ve düzelticiliği mevzularına bakılırsa Kuran’ın Allah katındanlığı netleşir. Allah ise en güvenilir mercidir. O böyledir diyorsa öyledir. Yani işe NORMAL YAKLAŞILIRSA iş normaldir. Bizim gördüğümüz, işe normal yaklaşmada çok problemler var. Bizde bile Kuran’ın delilleri noktası çok muğlak. Öyle olunca şeytana da geniş bir at koşturma alanı çıkıyor.

Bir cevap yazın

*
= 5 + 7