İYİLİK VE TEORİK ALAN

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

İnsanlar çarçabuk sonuçlara ulaşmaya ve indirgemeciliğe bayılır. Halbuki hayat anlamaktan ibarettir.

………….

Örneğin kader mevzusu, sadece olan biten olarak alınır. Ve en nihayet olan-biten Allah’ın isteği.. Lakin şu ayet enteresandır. Allah’ın yaratmadığı-teorik bir şeyden razı olması: “Sizden önceki kuşaklardan yeryüzünde fesadı engelleyen “bakıyye sahipleri” olmalı değil miydi.. ” (Hud 116)

……………….

Ve bir de tam tersi anlama gelebilecek şu ayet: “Kendisiyle dağların yürütüldüğü veya yerin parçalandığı yahut kendisiyle ölülerin konuşturulduğu bir Kur’an olsaydı… Fakat bütün emir Allah’ındır! İman edenler, kafirlerden ümidi kesip daha anlamadılar mı ki, Allah dileseydi elbette insanlara hep birden hidayet buyururdu; o küfredenler, onların kendi işledikleri yüzünden başlarına musibet inip duracak ya da yurtlarının yakınına konacak. Nihayet Allah’ın va’di gelecek! Şüphesiz ki Allah va’dinden şaşırmaz!” (Rad 31)

……………..

Burada mesele şu ki; herşey direkt emir ifade etmez, duruma göre emirdir bazı şeyler. Mesela bir insan hiç uğraşmadan “kafirler iman etmez” derse bu Allah’ın razı olduğu bir şey olmaz. Öncelikle “teorik olarak herkes Müslüman olabilir” deyip uğraşmalı, sonra öteki ayete muhatap olmalıdır. Mesela Peygamber hakkında da böyle hitaplar vardır, “Allah dileseydi herkes iman ederdi, neredeyse kendini parçalayacaksın” der ayet. Velhasıl iyilik, kadere gereken yerde teslimiyyettir, çünkü “rıza” teorik alanda gizli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 0

FACEBOOK HESABIMIZ
YOUTUBE HESABIMIZ