KADER KONUSU VE METOD MESELESİ

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Kader konusundaki bir video ve iki farklı görüş.

………………

Burada dikkat edilirse keskin kılıç gibi iki görüş var. Çünkü ikisi de adeta kırk tane kesinkes cümle sarfediyor ve bunlar “ötekinin farkında” edilmiş cümleler.. Öte yandan, bu cümleler, mezhep görüşleri ya da düz mantık tümceleri ile dolu. Acaip bir meselenin derinliğine yakışmayan yüzeysellik var yani. İşte kader meselesindeki büyük sorun bu pişkinlikler. Buradaki en temel mesele ise şudur bizce; kader konusu akademik öğretim alanına dahil bir konu olmamalı. Çünkü öyle olunca işte böyle oluyor. Çünkü akademik öğretim muamma kaldırmaz, kesinkeslik içinde, formülasyonlar içerisinde bir bilgi öğretilir. Kader ise bu derece bilinebilecek bir mevzu değil. Bu bağlamda, elbette  kaderin imanın şartlarından olduğu ve bu inancın içeriği öğretilmeli ama işe derinlemesine girilmemeli hemen. Peki derinine nasıl girilecektir? İş, Kuran’ın Tevrat ve İncil’i düzelticiliği ve Kuran’ın herşeyi açıklayıcılığı içre anlaşılmalıdır. Yani Levhi Mahfuz direkt insan teki ve insan fiilleri üzerinde odaklanmamalıdır, genel çerçeve görülmelidir. Kimileri diyebilir ki, insanlar soruyor, öyle gerekiyor. Öyle olunca iş bu tartışmaya savrulur ve Kitab’ın ilmine de sıra gelmez. Ki bu tarihte de aşağı yukarı böyle olmuştur. Mutezile-Eşari-Maturidi tartışması bu merkezdedir mesela. Ve bu tartışmalar pek çok ayetin tefsirine direkt eden bir duruma dönmüştür. Bu işte metod hayati önemde hasıl. Bunca tarihi tecrübeyi de görüp bu belirttiğimiz metodu ayağa kaldırmalıdır.

Bir cevap yazın

*
= 4 + 2