KADERE İNANMAMA HANGİ AKLIN GEREĞİ

Esirgeyen Bağışlayan Allahın adıyla..

Kimileri sağda, solda, ortada, ısrarla kadere inanmamanın aklın gereği olduğunu söyleyip durmakta eskiden beri. Son zamanlarda da arttı bu. Kadere inanınca kendimizi masum göstermiş oluyormuşuz. Bu konudaki hadisler bunun için uydurulmuş. Yok, Emeviler kendilerini masum göstermek için uydurmuş vesaire..

Yani diyorlar ki, kadere imanı aklı maaş uydurdu. Dünyevi akıl uydurdu. Çünkü dünyevi akıl için kendini masum görmek/göstermek önemli. Peki bu kişilere soruyorum, dünyevi akıl kendini “hiç” görmek ister mi? Yoksa kendini “var” mı görmek ister tam tersine?

Kurandan ayet getirirler. “Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir” (Nahl 35)

Görünüşte bu ayet kadere karşı gibidir. Halbuki bir ayet daha vardır der ki. “Allah’a ortak koşanlar diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Sizin bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.” (Enam 148)

Yani örnek gösterilen ayet bile aslında kadere çıkıyor. Çünkü önce “diyecekler ki” denilmiş, sonra “dediler ki” deniliyor. Bu nereye çıkar kadere mi kadersizliğe mi?

Ve üstelik diyecekler ki denilen ayette “o zaman sen de onlara şöyle şöyle de” buyuruluyor. Yalan söylüyorsunuz deniliyor. Peki buradaki yalan nedir o zaman? Madem kader var, yalan nedir? Yalan onların kadere inanması iddiasıdır, onlar tam tersine kendi varlıklarının iddiasında, aklı maaş boyutunda. Kadere inanmadıkları halde kaderi bahane etmeleridir o söz. İnansalar zaten herşeye kadir, mutlak varlığı kabul etmiş olacaklar.

Gelelim ilk başta sorduğumuz soruya yine. Varlık iddiasında bulunan mı kadere inanır, hiçlik iddiasında olan mı? Şimdi bakın, ayet der ki. “De ki: “Ben, Allah’ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim” (Araf 188)

Yani aklı maaş, tam tersine “varlık” iddiasında bulunan ve kaderi reddeden kişilerde söz konusudur. İnanan kişide “hiçlik” iddiası vardır Allah karşısında, Mana karşısında. Ki bunu burada teorik bir boyutta açıkladık diyelim, hayatta, herkes bir hayat yaşıyor sonuçta, baksın etsin kişilere ve sözlere, karşılaştırsın. Ben bunu hayatta da aynen gördüğümü söyleyebilirim nacizane.

Ve Allah bunların varlık iddiasını hiçliğe çevirir. Kader niye var diyorlar, işte bir sebebi de budur. Varlık iddialarını hiçliğe çevirmek için.

“Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil de değilsin” (Enam 107)

………………..

Bir cevap yazın

*
= 5 + 3