KEHF SURESİ VE TARİHİ SAPMA

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Kehf Suresi, Hristiyanlık tarihine açıkça bir gönderme yapan bir sure. Ashabı Kehf diye meşhur olan kıssa, Efes’teki erken dönem Hristiyanlar büyük ihtimal.

Surede dikkat çeken bir başka kıssa ise bahçe sahibi kıssası.

Onlara, şu iki adamı misal olarak anlat: Bunlardan birine iki üzüm  bağı vermiş, o ikisini hurma ile dolanmış, aralarında da ekin bitirmiştik.

İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbirini eksik bırakmamıştı. İkisinin arasından bir de ırmak fışkırtmıştık.

Ve onun bir serveti oldu. Bu yüzden arkadaşıyla konuşurken ona şöyle dedi: “Ben, servetçe senden daha zenginim; insan sayısı bakımından da senden daha güçlüyüm.”

Kendisine zulmederek bağına girdi. Şöyle dedi: “Bunun, hiçbir zaman yok olacağını sanmam.”

“Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Şayet Rabbimin huzuruna götürülürsem, hiç şüphem yok ki, bundan daha hayırlı bir akıbet bulurum.”

Karşılıklı konuşan arkadaşı ona hitaben: “Sen, dedi, seni topraktan, sonra nutfeden yaratan, daha sonra seni bir adam biçimine sokan Allah’ı inkâr mı ettin?”

“Fakat O Allah benim Rabbimdir ve ben Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmam.”

“Bağına girdiğinde: Mâşâallah! Kuvvet yalnız Allah’ındır, deseydin ya! Eğer malca ve evlâtça beni kendinden güçsüz görüyorsan..”

“Belki Rabbim bana, senin bağından/cennetinden daha hayırlısını verir; senin bağına ise gökten yıldırımlar gönderir de bağ kupkuru bir toprak haline gelir.”

“Yahut, bağının suyu dibe çekilir de bir daha onu arayıp bulamazsın.”

Derken onun serveti kuşatıldı. Böylece, bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü ellerini oğuşturup kaldı. Bağın çardakları yere çökmüştü. “Ah, diyordu, keşke ben Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!

Kendisine Allah’tan başka yardım edecek destekçileri olmadığı gibi kendi kendini de kurtaracak güçte değildi.

İşte burada yardım ve dostluk, Hak olan Allah’a mahsustur. Mükâfatı en iyi olan O, en güzel âkıbeti veren yine O’dur.

Kehf (32-44)

……………………………

Acaba bu kıssadaki “iki adam” ile Roma ve (Sahih) Hristiyanlık sembolize edilmiş olabilir mi?.. Malum, Roma putperestliğin ve daha ötesi ebedi devletin bir sembolü Hristiyanlık ise zühdün.

Daha sonra Doğu Roma yaşıyor, Batı Roma ise talan oluyor. Dikkat edilirse hikaye iki bağ diye başlıyor, iki iki diye giderken daha sonra bir bağın yıkımından bahsediliyor. Nihayetinde iki bağ anlaşılır orada da ama bu” iki bağ, bir bağ”  espirisi Roma açısından çok oturan bir şey.  Artı, üzüm ve hurma kelimeleri..

Onlara, şu iki adamı misal olarak anlat: Bunlardan birine iki üzüm  bağı vermiş, o ikisini hurma ile dolanmış, aralarında da ekin bitirmiştik.

İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbirini eksik bırakmamıştı. İkisinin arasından bir de ırmak fışkırtmıştık.

…………………………………………..

…………………………………..

…………………….

Ve son olarak devam eden ayetlerle de bağlantılı şekilde şu resim çıkıyor.

 

Bir cevap yazın

*
= 3 + 4