KENDİLERİNE ZULMEDENLER İFADESİ HAKKINDA

 

Ayette denilmekte ki; “Sonra Kitab’ı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık; onlardan kimi kendisine zulmeder, kimi orta yoldadır, kimi de Allah’ın izniyle hayırlarda öne geçer. İşte büyük lütuf budur.” (Fatır 32)

Bu ayetin önceki ümmetler hakkında mı İslam ümmeti hakkında mı olduğu tartışılmıştır. Büyük ihtimalle anlaşılıyor ki bu İslam ümmetidir. Zaten “önceki ümmetlerin yolunu takip edeceksiniz” hadisine göre de dön dolaş İslam ümmetidir.

Öte yandan burada “kendilerine zulmedenler” diye bir ifadeyle karşılaşıyoruz. Kendine zulüm ise genelde şirk olarak düşünüldüğü için bu konu da tartışılmıştır. Bu cehennemlik bir taife mi yoksa başka bir şey mi diye.

Bu, “hayr ve kendine zulmetme” meselesi şu ayet dizisinde de geçiyor. Şöyle ki:

“İlâhınız bir tek ilâhtır. Bununla beraber ahirete inanmayanların kalbleri inkârcı, kendileri de böbürlenen kimselerdir.
Şüphesiz ki Allah, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Doğrusu Allah, büyüklenenleri sevmez.
Onlara: “Rabbiniz ne indirdi? denildiği zaman “Öncekilerin masallarını” dediler.
Bunu söylemelerinin sebebi şu: Kıyamet günü, kendi günahlarını tam olarak yüklendikten başka, bilgisizlikleri yüzünden saptırmakta oldukları kimselerin günahlarından bir kısmını da yükleneceklerdir. Dikkat edin, yüklendikleri günah ne kötüdür!
Onlardan öncekiler de tuzak kurdular. Fakat Allah onların binalarını temelinden sarstı, çatı tepelerinden üzerlerine çöktü ve azap onlara farkedemedikleri bir yönden geldi.
Sonra kıyamet günü Allah, Onları rezil rüsvay edecek ve diyecek ki: “Hani uğrunda müminlere karşı düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede?” Kendilerine ilim verilmiş olanlar: “Şüphesiz bugünün rezilliği ve kötülüğü kâfirleredir.” diyeceklerdir.
Kendilerine zulmetmiş kimseler olarak, meleklerin, canlarını aldıkları kimselerdir. O vakit onlar şöyle diyerek teslim olurlar: “Biz, bir kötülük yapmıyorduk.” (Melekler onlara şöyle der): “Allah sizin yapmakta olduklarınızı elbette çok iyi bilendir.”
“O halde içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin” Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!
Sakınanlara: “Rabbiniz ne indirdi?” denilince: “Hayır indirdi” derler. Bu dünyada güzel amel işleyenlere güzel bir mükafat var. Elbette ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Allah’tan korkanların yurdu ne güzeldir! (Nahl 22-30)

Bu ayet dizisinde de bu defa şu tartışılmıştır. Bu ayetler Mekke müşrikleri hakkında indi. Peki o zaman “Rabbiniz ne indirdi?” denildiğinde niçin “Eskilerin Masallarını..” dediler? Bu sözde Rabblerinin indirdiğini bir nevi kabul vardır. Buna bir tür belağattir şeklinde izahlar olmuştur.

Dikkat edilirse bu ayet dizisinde Kitab ve özellikle de kıssalar bazında konuşuluyor ve birileri “öncekilerin masallarıdır” diyor, bunlar aynı zamanda kendilerine zulmedenler, birileri de “hayr” diyor. Hayr ise, faydalı, gerekli, iyi gibi anlamlara geliyor. Öte yandan günümüzde Kuran’ın önceki kitapları içericilik, düzelticilik boyutundan bakarsanız en delil içeren alan bu kıssalar. Rasyonalizm tarafından bakarsanız da mutlaka tevil edilmesi gereken şeyler. Çünkü akla izahı zor olan mucizeler var. Bir de kıssa dediğimiz konuları gayet masala kaydıran anlatılar vs var.

Bütün bu çerçevede Kitab’ın miras bırakıldığı bazı kimselerin “kendilerine zulmedenler” olduğunu hatırlatma gereği var. Ve bu tarz bir taifenin “Rabbiniz ne indirdi” denildiğinde “Öncekilerin masallarını” dediklerini.. Hasılı bu bağlamdan olabildiğince uzak olunmalı. Bunun da sağlam yolu “hayr demek”te..

Ayrıca, Kuran’ın soz zamanlarda iyice anlaşılan boyutları hakkında bknz

Facebook Hesabımız Youtube Hesabımız