KIYAMET SAHNELERİ VE ANSIZIN GELECEKTİR MESELESİ ÜZERİNE

Kıyametin ansızın olacağı, saatinin bilinemeyeceği Kuran’da ve İncil’de gayet belirtilir. Bu mesele günümüzde şu açıdan önem kazandı. Güneşin kızıl dev oluşu, dürülmesi gibi bazı kıyamet sahneleri, kainatın akışında görülüyor ama milyarlarca yıl sonra olacağı görülüyor. Ansızınlık vurgusu, beklenmedik bir önem kazandı yani ve var.

Yine bu çerçevede, dikkat çeken bir konu da şu ki; Mearic Suresi’nde adeta günümüz gerçekliğine hitap vardır. Şöyledir:

Şüphesiz ki onlar onu uzak görüyorlar.
Bizse yakın görüyoruz.
O gün gök erimiş maden gibi olur.
Dağlar da renkli yün gibi olur.
Dost dostu sormaz. (Mearic 6-10)

Bu ayetlerde geçen “onlar onu uzak görüyorlar” ifadesi, mecazi bir ifadedir. Ama günümüzde mecazi değil, gerçek bir ifade olmuştur. Dolayısıyla “yakın” olması da mühim olmuştur. Ayette bu özellikle belirtiliyor.

Yine bu çerçevede olmak üzere Taha 15. ayette şöyle denilir: Şüphesiz ki saat gelmektedir -neredeyse onu gizleyeceğim/açıklayacağım- herkes peşinde koştuğu şeyin karşılığını görsün diye..

Ayette geçen, ekadü ühfiha ifadesi tefsirlerde, “neredeyse onu gizleyeceğim/neredeyse onu açıklayacağım” şeklinde iki anlamlı görülmüştür. Kıyamet hakkında kainatta çıkan gerçekler de böyledir; iki anlamlı. Bir yandan; güneşin önce kızıl dev olması, büyümesi (bknz gök yarılıp da kıpkızıl bir gül gibi olduğu zaman-Rahman 37) sonra dürülmesi (bknz Tekvir 1), yıldızların silinmesi (bknz Mürselat 8), göklerin dürülmesi (bknz Enbiya 104) gibi hadiseler maddenin seyrinde görülmektedir. Lakin “milyarlarca yıl sonra olacak” şeklinde görülmektedir. İşte bu da “gizleyeceğim/açıklayacağım” anlamıyla tam uyumlu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 4 + 5

FACEBOOK HESABIMIZ
YOUTUBE HESABIMIZ