KIYAMET VE DÜNYACILIK : TEVRAT, İNCİL VE KURANDA KIYAMET

Kıyamet anı Kuran’da ne kadar netse Tevrat ve İncil’de o derece bulandırılmış vaziyette. Mesela Tevrat’ta Nuh tufanından sonra şöyle anlatımlar geçer.

“Güzel kokudan hoşnut olan RAB içinden şöyle dedi: “İnsanlar yüzünden yeryüzünü bir daha lanetlemeyeceğim. Çünkü insan yüreğindeki eğilimler çocukluğundan beri kötüdür. Şimdi yaptığım gibi bütün canlıları bir daha yok etmeyeceğim.” (Yaratılış 8: 21)
“Sizinle antlaşmamı sürdüreceğim: Bir daha tufanla bütün canlılar yok olmayacak. Yeryüzünü yok eden tufan bir daha olmayacak.” (Yaratılış 9: 11)

İncil’de ise Nuh’un günlerindeki gibi olacak der ama sonra bu, İnsanoğlunun gelişi olarak işlenir ve tam bir kıyametten iş çıkartılır. Şöyle ki:

“O günü ve saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir; Baba’dan başka kimse bilmez.
Nuh’un günlerinde nasıl olduysa, İnsanoğlu’nun gelişinde de öyle olacak.
Nuh’un gemiye bindiği güne dek, tufandan önceki günlerde insanlar yiyip içiyor, evlenip evlendiriliyorlardı.
Tufan gelinceye, hepsini süpürüp götürünceye dek başlarına geleceklerden habersizdiler. İnsanoğlu’nun gelişi de öyle olacak. (Matta 24: 36-39)

İşte bütün bu tahrifatın sebebi de dünyacılık olarak dikkat çekiyor. Yani kıyametin yok sayılması ya da ötelenmesi. Kıyametin bunca belirtilmesinde de bu inceliği görmeliyiz hasılı, tersinden; “dünyacı olmama gereği” Çünkü kıyamet nihayetinde bunca nesil içinde en son neslin göreceği bir şey. Ama herkes bununla bağlanıyor.

Nitekim Naziat Suresi’nde şöyle denilir:

Fakat o büyük baskın geldiği vakit,

O gün insan neye çabaladığını düşünüp anlar.

Gören kimseler için cehennem hortlatıldığı vakit,

Artık her kim azgınlık etmiş,

Ve dünya hayatını tercih etmişse,

Kuşkusuz onun varacağı yer cehennemdir. (Naziat 34-39)

Tabii bütün bunlar, dünyanın ıslahı için uğraşılmaması anlamına gelmiyor. Ama orada bile nihayetinde hedef dünya olmamalı. Bu, her işi en bozucu bir şey. O anlama geliyor.

Facebook Hesabımız Youtube Hesabımız