KULLUK MEVZUSU

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Bize göre iyi anlaşılmayan bir konu var. O da kulluk mevzusu.

Mesela İncil’de şöyle geçer.

Hanginizin çift süren ya da çobanlık eden bir kölesi olur da, tarladan dönüşünde ona, ‘Çabuk gel, sofraya otur’ der?Tersine ona, ‘Yemeğimi hazırla, kuşağını bağla, ben yiyip içerken bana hizmet et. Sonra sen yiyip içersin’ demez mi?  Verdiği buyrukları yerine getirdi diye köleye teşekkür eder mi? Siz de böylece, size verilen buyrukların hepsini yerine getirdikten sonra, ‘Biz değersiz kullarız; sadece yapmamız gerekeni yaptık’ deyin. [Luka 17:7-10]

Hadiste ise şöyle geçer:

Peygamberimiz “Hiç kimseyi ameli cennete girdirmez.” demiştir. Ashab “Seni de mi ya Resulallah!”  dediklerinde “Evet beni de.. Ancak Allah’ın rahmeti beni bürüyüp korumuştur. ” buyurmuştur. [Buharî, Rikaak 18]

Ayette ise şöyle denilir:

De ki: ‘Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir.’ [Enam 162]

Allah uğrunda gerektiği gibi gayret edin. Sizi o seçmiş, babanız İbrahim’in yolu olan dinde sizin için bir zorluk kılmamıştır. Daha önce ve Kur’ân’da, Peygamberin size şahid olması, sizin de insanlara şahid olmanız için, size müslüman adını veren O’dur. Artık namaz kılın, zekat verin, Allah’a sarılın. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır! [Hacc 78]

Dikkat edilirse burada ne yapılırsa yapılsın altta kalınan bir durum var. Ve sürekli yöneliş isteniyor.. Riya, gösteriş, kibir, uzak mı uzak olacak.. Bir de belli başlı emir ve yasaklar var. Bunlar ise sayılı işlerdir. Peki burada istenen yöneldikçe yöneliş acaba tam olarak ne ile ilgili? Çünkü öbür türlü hemen “vazifemizi yaptık” durumu oluşur.

Düşünürsek Kuran Levhi Mahfuzdan ve insan akıl sahibi. Yani en ziyade yaptıkça yapabileceği şey Kuran’ı anlamak ve tabii anlatmaktır. Bir nevi iman ettikçe iman etmektir.. Lakin bir de buna göre bir din iman algısı gerekir. Kitab’a ve anlamaya yönelten.. Tarih içinde ise bu pek böyle gelişmemiş. Kuran’ın Tevrat ve İncil’i düzelticiliği noktasından ne kadar uzak kalındığı ortada. Şimdi ise bir de “tarih eleştirisi” istiyor bu iş. Halbuki birileri sırf tarihi aidiyetle adeta işi götürmek istiyor. Çünkü modernizm diye bir şey var, akliyyet ve din dışı bir yaşam empoze ediliyor. Güya onun ilacı bu. Kaç basamağı geçmek gerektiğini bir daha hatırlayalım derim.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 2

FACEBOOK HESABIMIZ
YOUTUBE HESABIMIZ