KURAN HAKİKATİNİ ANLAMA NOKTASINDA NEREDEYİZ?

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Bizler Kuran hakikatini anlama noktasında, Batı’nın güya İncil hakikatine garkolduğu 1600’lü yıllardaki gibiyiz. Martin Luther’in, Calvin’in çıktığı.. Kral James’in 1611’de İncil’i İngilizceye çevirip bastırdığı. Bugünki Batı’nın temelleri o günlerde atıldı bir nevi. İnsanlar hep bilimden vs. bahsediyor. Batının hakikati, bozuk İncil-Tevrat hakikatidir. Neden bugün herşeye rağmen İsrail var zannediyorsunuz? Bilimden dolayı mı?

Öte yandan ise böyle bir Kuran hakikati oluşmasını, protestanlaşma olarak görenler var, geleneğin devam ettirilmesini savunanlar. Bence bizim en temel meselemiz Tanzimat sırasında böyle bir hakikat uyanışının olmaması, oradan bize kalan mirasın “adeta” sadece “batıcılık olsun mu-olmasın mı” meselesi olmasıdır. Gelenek, Kuran hakikati üzerine değil, batı hakikati üzerine eleştiriye tutulmuş ve bu sorun gerçek eleştiriye mani olmuş, işi kronikleştirmiştir.

Denilebilir ki, batıda da asıl eleştiri bilim üzerinden yapıldı, reform sadece onun bir yan etkisiydi.. Aslında batıda din-bilim çatışması daha sonra alevlenmiş sayılır, reform daha önce. 

İkincisi bizim elimizdeki kitab Kuran. Ve bugün iyice anlaşılıyor ki, bilim de onun yanında.

Zaten o yüzden Batı’nın Müslüman dünya üzerindeki baskısı artmıştır.

Youtube Hesabımız