KURAN’DA VE İNCİL’DE ANAHTAR MEVZUSU

 

Kuran’da Şura 12 ve Zümer 63. ayette “göklerin ve yerin anahtarları O’nundur” denilir. Buradaki anahtar, hazinelerin, rızıkların anahtarı gibi düşünülmüştür. Öte yandan İncil’de anahtar bambaşka bir anlamda kullanılmakta ve ortaklı bir şeydir. Petrus’a verilir, bir başka kısımda ise cemaate verilir.. Şöyle ki:

Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus`sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek. Göklerin Egemenliği`nin anahtarlarını sana vereceğim. Yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde de bağlanmış olacak; yeryüzünde çözeceğin her şey göklerde de çözülmüş olacak.” [Matta 16:18-19]
Eğer kardeşin sana karşı günah işlerse, ona git, suçunu kendisine göster. Her şey yalnız ikinizin arasında kalsın. Kardeşin seni dinlerse, onu kazanmış olursun. Ama dinlemezse, yanına bir ya da iki kişi daha al ki, söylenen her şey iki ya da üç tanığın sözüyle doğrulansın. Onları da dinlemezse, durumu inanlılar topluluğuna bildir. Topluluğu da dinlemezse, onu putperest ya da vergi görevlisi say. Size doğrusunu söyleyeyim, yeryüzünde bağlayacağınız her şey gökte de bağlanmış olacak. Yeryüzünde çözeceğiniz her şey gökte de çözülmüş olacak. Yine size şunu söyleyeyim, yeryüzünde aranızdan iki kişi, dileyecekleri herhangi bir şey için anlaşırlarsa, göklerdeki Babam dileklerini yerine getirir. Nerede iki ya da üç kişi benim adımla toplanırsa, ben de orada, aralarındayım.” [Matta 19: 15-20]

Bilindiği gibi katolik kilisesi Petrus’un mirasçısı olarak görür kendisini ve mutlak otoritedir, yanılmazdır. Bu mevzu işte bu anahtar meselesine dayanıyor. Yine Hristiyanlar pek çok konsil yapmışlar ve orada çoğunluk ile kararlar almışlar, diğerlerini ise aforoz etmişlerdir. İşte bu durumlar da bu mantaliteye dayanıyor. Diğer bir dikkat çeken nokta, konsillerdeki çoğunluk kararları hep yanlış, aşırı görüşlerdir. Mesela Arius, Nestorius gibi tektanrıcılığa yakın olanlar aforoz edilmiştir. Katolik kilisesi de hakeza.. Cennetten yer satmaya kalkmıştır vs. Denilebilir ki işte bütün bunlar, kolayına “mutlak temsilcilik” durumlarından kaynaklanmıştır.

Dönersek Zümer 63-65’te şöyle denilir: “Göklerin ve yerin anahtarları O’nundur. Allah’ın ayetlerini inkâr edenler ise; işte onlar, hüsrana uğrayanlardır. De ki: ‘Bana Allah’tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz, ey cahiller?’ Andolsun, sana ve senden öncekilere vahyolundu ki: Eğer şirk koşacak olursan şüphesiz amellerin boşa çıkacak ve elbette sen, hüsrana uğrayanlardan olacaksın.” [Zümer 63-65]

Burada anahtar kelimesi üzerinden İncil’deki muharref anlatıya cevap verildiği düşünülebilir. Çünkü mevzu da tam uygun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 8

Youtube Hesabımız
Facebook Hesabımız