MADEM Kİ MÜKEMMEL OLMUYOR….

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Meşhur bir söz vardır, sui misal emsal olmaz diye, yani kötü örnek örnek olmaz. Fakat gelen giden “o da öyle, bu da böyle” der durur.. İnsan psikolojisi. Velakin bu söz yine de boş değildir.

Kuran’daki bir ayette şöyle buyurulur:

İşte bundan dolayı emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Beraberindeki tevbe edenler de.. Aşırı da gitmeyin! Muhakkak ki O, bütün yaptıklarınızı görüp durmaktadır.  

Ve zulmedenlere meyletmeyin, yoksa ateş size dokunur. Allah’tan başka yardımcılarınız da yoktur. Sonra yardım göremezsiniz. [Hud 112-113]

İçinizden/sizden hayra çağıran, iyiliği/bilineni emredip kötülükten/münkerden men eden bir topluluk olsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır. [Ali İmran 104]

Ali İmran 104’ün mealine “sizden, tümünüzden böyle bir topluluk olsun” anlamını verenler de vardır, “içinizden böyle bir grup olsun” anlamını verenler de vardır. İkinci anlam daha doğru gibidir, nitekim, Peygamberimiz (sav), Hılful Fudul hakkında şöyle demiştir:

Abdullah bin Cüdan’ın evinde bir antlaşmaya şahit oldum ki, bana onu mukabilinde mor koyunlar verseler de onun bozulmasını istemem. Şayet İslam’da ona çağrılsaydım elbette icabet ederdim. 

Yine denilmekte ki; Bir defasında Hüseyin (ra) Mekke valisi Velid’i bir durumdan dolayı Hılful Fudul’a müracaat ile tehdit etmiş. [bknz Sireti İbni Hişam-c1,s 185]

Peki bir grup öyle olacak da diğerleri ne olacak? Malum ki, şöyle bir hadis var: Sizden birisi bir münker/yanlış gördüğünde eliyle düzeltsin, buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin, buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzetsin; işte bu imanın en zayıf noktasıdır. [Müslim-İman 78]

Denilebilir ki, bu hadiste kastedilen açık münkerdir. Bir de ince konular var, onun görülmesi dahi dosdoğru olmayı gerektiriyor. Kuran’ın üstlüğü, taklitçiliği, fırkacılığı, hevacılığı, dünyacılığı eleştiri gibi.. Beri yandan, bu işler çok boş verilebiliyor; “madem herkes kötüdür ya da bulanıktır, imsidir; ben de az kötü olabilirim, çok iyi olmam” vs denilebiliyor.

İşte burada şu vurgulanmalı; bir grubun düzgün olması gerekiyor, aksi takdirde toplumun düzelme ihtimali kalmaz. Diğerleri de o grubun oluşmasından ve ayakta durmasından sorumludur. Mesela, doğru söyleyen dokuz köyden kovulursa, düşünene hindi denirse ya da cerbezeciye hükema denirse, olurum olmam lafları çarçabuk denirse vs böyle bir şey olmaz. Bu çerçevede denilebilir ki; insanlar, kendisi çok düzgün olmasa bile, türlü yaklaşımlarla, en ona gidecek işlere destek olmakla, dosdoğru bir grubun oluşumundan ve devamından bir şekilde sorumludur. Ve denilebilir ki; bir şeye aidiyet en üst noktada birleştirilir ve ayetin bir diğer anlamı olan “sizden böyle bir topluluk olsun” anlamı da yerine gelir.

Dolayısıyla “madem ki mükemmel olmuyor; bozuğa devam, arayı bul, eyyam..” değil, bunu dile getiren ve yol gösteren bir taife olsun.

Bir cevap yazın

*
= 3 + 8