MANA DAVASI

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Şunu bilmeliyiz ki, batı dünyası önceki çağı “edebiyat çağı” olarak görmektedir. Bu bir yerde de haklıdır, çünkü dinlerini edebiyata boğmuştular. Şimdiki çağ ise madde ve heva çağı olmuştur. Kimileri buna karşı edebiyat çağını savunur vs.

Burada şunu farketmeliyiz ki; hakikat meselelerindeki en büyük husus, mananın varlığına inanmaktır. Biz şu an ulaşamasak da.. Bunu beslemek için bazı derin manaların apaçık görülmesi hayati. Bunları gören kişi başka konularda da mananın varlığına inanır ve onun peşinde olur. Mesela Kuran’ın Tevrat ve İncil’i içericiliği, düzelticiliği böyledir. Edebiyat ise bir şeyi işimize geldiği için öyle düşünmekle alakalıdır ve bu yüzden güçlüdür. Ama aslında manaya inanmaktan, manaya ulaşıldığından manacılık yoktur. O yüzden bunu ayırmalı. Çünkü bu,  manacılık sanılıp maddeciliğin karşısına bununla geçiliyor. Maddecilik de onu kolay geçiyor.. Mana davasının mecburi hale geldiğini farkedelim.

Facebook Hesabımız Youtube Hesabımız