MEALLER ARAÇLAŞTIRILIYOR MU?

Son zamanlarda gittikçe artan bir “nüzul sırasına göre Kuran yazımı” adeta modası var. Çok iyi niyetli, samimi söylemler.. Kuran ilk böyle indi, en iyi böyle anlaşılır vs.

Şimdi de T Hakkı Yılmaz 722 surelik bir “nüzul sırası meali” çıkarmış. Dikkat..

Nüzul sırası ikincil bir şey olup tartışmalıdır sıraları, tekrar belirtelim. Tefsirde sözkonusu olabilir, böyle meal yazılmaz. Bu gittikçe Kuranı tartışmalı hale getirecektir. Çünkü “esas sıra” korunmamışsa -öyle böyle yapabiliyorsan- içeriğin korunduğu ne malum?

Öte yandan ise asıl mesele ne? Gelenekten ve dolayısıyla modern dünyanın garipsediği, kötü gördüğü şeylerden kurtulma, değil mi? Onun için de aşırı yorumsal bir alan açılmalı. Yani Batı baz alınıyor, akıl adı altında. Batılı yaşama nasıl uyum sağlayabilir Din? Yahu din bunun için mi geldi? Şirkle Tevhide ulaşmaya çalışmak..

Beri yandan ise kimi “batıni mealler” de gelenek adı altında, tasavvuf adı altında ya da direkt Resüllük, Mehdilik iddialarına dayanak getirmek için bir aşırı yorumsal girişimler peşinde. Bknz1 Ahmet Hulusi-Kuranın Çözümü Bknz2 İskender Evrenosoğlu meali  Ya da 19cular..

Halbuki Kuran bize fazlasıyla yorum alanı bırakmıştır zaten, nedir bu zorlamalar. Yorum bekleyen pek çok meseleler var yeni bilgiler ışığında, daha doğrusu anlaşılması gereken. En son da bunu belirtelim. Kuranla yeni bir muhataplık gerekmektedir, geleneğe teslim olunmalıdır da demiyoruz. Ama bu muhataplık, Kuranı araçlaştırma, batıya hizmet etme veya statükoya hizmet etme değildir kesinlikle. Peki nedir? Tarihin sonu kategorimizdeki yazılara bakılabilir.

Facebook Hesabımız Youtube Hesabımız