“MUHAMMED’E İNDİRİLENE İMAN EDERLER” İFADESİ, MUHAMMED SURESİ 2. AYETİN TEFSİRİ

İmanın delilleri konusu hayatidir. Çünkü delil üzere iman eden kişi, aklı, ilkeliliği ve gerçeği kalkan edinir, çünkü imanı buna dayanır. Fakat eğer delil üzere inanmıyorsa kişi, inançtaki gaybın ve bazı çelişkili gibi görülen şeylerin çokluğundan dolayı, ilkesizliği ve çıkarcılığı gaye edinir zamanla. Çünkü ilkeler inancını yıkma potansiyeli taşır, taşıyabilir.

Şu ayetlere dikkat edelim.

İnkâr eden (örten) ve Allah’ın yolundan alıkoyanların amellerini (Allah) boşa çıkarmıştır.

İman eden, salih ameller işleyen ve Muhammed’e indirilene -ki o Rablerinden (gelen) gerçektir- iman edenlerin kötülüklerini örtmüş ve durumlarını düzeltmiştir.

Bu, inkâr edenlerin bâtıla uymaları, iman edenlerin ise Rablerinden gelen gerçeğe uymaları dolayısıyladır. İşte Allah insanlara örneklerini böyle açıklar. (Muhammed 1-3)

İnkâr edenlere gelince, artık yıkım onlara. Allah onların amellerini boşa çıkarmıştır.

Bu onların, Allah’ın indirdiklerini beğenmediklerinden dolayıdır. Allah da bunun için onların amellerini boşa çıkarmıştır. (Muhammed 8-9)

Rabbi tarafından apaçık bir delil üzerinde bulunan kimse, kötü işleri kendisine güzel gösterilmiş de heveslerinin peşine düşmüş kimseler gibi olur mu? (Muhammed 14)

Onlar Kur’an’ı iyice düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitleri mi var?

Gerçekten doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra gerisin geri dönenlere şeytan, kötülüklerini güzel göstermiş ve onları uzun emellere düşürmüştür. (Muhammed 24-25)

Dikkat edilirse 3. ayette “iman eden, salih ameller işleyen ve Muhammed’e indirilene iman eden-ki o Rablerinden (gelen) gerçektir-” denilmekte, 14. ayette ise “Rabbi tarafından açık bir delil üzere olan kimse” demektedir. Buralarda işin delilli oluşuna büyük vurgular vardır. Yine Rad 19’da şöyle denilir: Şimdi Rabbinden sana indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen bir kimse, kör olan bir kimse gibi olur mu? Fakat bunu ancak üstün akıllı ve temiz vicdanlı kimseler idrak ederler.

Muhammed Suresi’ne dönersek, bazı kişilerin yoldan saptığı söyleniyor ve onlara “yoksa onlar Kuran’ı iyice düşünmüyorlar mı?” deniliyor. İşte burada 3. ayette belirtilen “Rablerinden gelen gerçeğe inanma” noktası öne çıkıyor. Çünkü insan bir şeye icabında kolaylıkla inanabilir, fakat ciddi inanma çabası da olmalı. Malum hayat imtihan çeşitli zorluklarda güçlü iman gerekecektir. O duruma gelince pat diye olmaz o. Bir de bu Allah’tan gelen gerçektir, sadece inanma değil, anlama çabası ister otomatikman.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 1

FACEBOOK HESABIMIZ
YOUTUBE HESABIMIZ