NECM NEDİR? RAHMAN SURESİ 6. AYETİN TEFSİRİ

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Rahman Suresi 5. ayetteGüneş ve ay hesap iledir” buyurulmakta, 6. ayette ise “Necm ve ağaç secde eder” denilmekte. Buradaki necm kelimesi normalde yıldız anlamına gelmekte, lakin burada ikincil anlamı olan çimen, nebat diye tefsir edilmiştir kimilerince.

Razi şöyle der:

Buradaki “necm” ne demektir? Deriz ki: Bu hususta şu iki izah yapılabilir:

a) Necm, gövdesi olmayan bitki demektir.

b) Yıldız manasınadır.

Birinci mana daha açıktır. Çünkü Cenâb-ı Hak bu kelimeyi “şecer” (ağaç) kelimesiyle birlikte ve “Güneş ve ay” mukabilinde zikretmiştir. Böylece de iki semavi varlığa karşılık iki yeryüzü varlığını zikretmiş olur. Bir de ayetteki, “(O ikisi) secde ederler” ifadesi, ayetteki “necm” ile gökteki yıldız manasının kastedilmediğine delâlet eder. Çünkü bunu bu manaya alanlar, onun batıya doğru (batarak) secde ettiğini söylerler. Ama bu izaha göre, güneş ve ay da batıya doğru secde ederler, yani batarlar. Bu durumda da ayette özellikle bunların secdesinden bahsedilmesinin bir manası kalmaz. Ama biz, “necm” ve “şecer”in yer ile ilgili şeyler olduğunu söylediğimizde, o zaman deriz ki: Ayetteki “o ikisi secde ederler” ifadesi, “Bu ikisinin gölgesi secde ederler” manasınadır. Böylece de secde etme işi, burada özellikle güneş ile aya değil de bu ikisine tahsis edilmiş olur.

Bu izaha dikkat edilirse “güneş ve ayın” birlikte zikredilmesi, güneş ve ayın dünya etrafında dönmesine bağlanıyor ve yıldızların da böyle olduğu düşünülerek, “o halde o niye ayrıca söylensin ki?” deniliyor.

Denilebilir ki, sonraki ayetlerde “gök ve yer” ayrı ayrı mevzu ediliyor ve yerden bahsederken burada bitki ve ağaç manası olduğunu çağrıştıran şu ayetler var.

Orada meyvalar ve salkımlı hurma ağaçları vardır.

Yapraklı taneler ve hoş kokulu bitkiler vardır. [Rahman 11-12]

Elcevab; öncelikle gökle ilgili kısımda “göğü yükseltti ve düzeni koydu, sakın düzeni bozmayın” [Rahman 7] denilmektedir. Eğer yerle ilgili ayetler 6. ayete gidiyorsa gökle ilgili kısım da “güneş ve ay hesap iledir” kısmına gitmeli. Ayetteki vurgudan “bizim bozabileceğimiz gök ne olabilir?” dediğimizde ise bugün anlaşılıyor ki bu atmosfer denilen göktür. Çünkü “düzeni bozmayın” demektedir. Şu halde bütün bir gökten ve düzenden bahsedilmemiş oluyor burada, dolayısıyla ay ve güneşe gitmemiş oluyor anlam.

Deniliyor ki; burada anlamı “bitki ve ağaç olarak alırsak” gölgelerinin secde etmesi ortak özellikleri olmuş oluyor. Şöyle ki:

Allâh’ın yarattığı herhangi bir şeyi görmediler mi? Onun gölgeleri, küçülerek ve Allâh’a secde ederek sağa sola döner. [Nahl 48]

Öte yandan, gölgenin sebebi güneşmiş gibi görünmektedir. Ayette ise denir ki:

Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Eğer dileseydi, onu elbet hareketsiz kılardı. Sonra güneşi ona delil kıldık.Sonra onu (gölgeyi) yavaş yavaş kendimize çektik.[Furkan 45-46]

Burada gölgenin uzamasının sadece güneşle alakalı olmadığı vurgulanıyor. Bugün anlıyoruz ki bu dünyanın ekseni etrafında dönmesiyle alakalıdır, yani ağacın secdesi dünyanın dönmesi oluyor reelde. Öte yandan güneş de bir yıldızdır ve o da bir nevi secde etmekte batmakta ve bu da aslında dünyanın dönmesiyle olmakta. İlk ayette “güneş ve ay hesap iledir” derken onların ortak hareketinin vurgulanmadığı, dünyadaki görünürlüğünün vurgulandığı, ikinci ayette ise dünyanın döndüğünün vurgulandığı düşünülebilir.

Buradaki kritik nokta şudur; ikinci kısımda ay zikredilmemiştir, çünkü onun batışı-secdesi sadece dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşüyle değil, kendi hareketiyle de gayet alakalıdır, ayın hareketi bunu yavaşlatmaktadır. Diğer yıldızlar ve güneş için bu böyle değildir. 

En nihayet denilebilir ki; secde bir emri yerine getirme olarak alınabilir. Bu bağlamda güneş ve ağaç, oksijen üretme noktasında bir emri yerine getirmektedir ve bu da yeşil ağaç özelinde Yasin 80’de işarete edilen bir husustur. Oksijen ise atmosferdeki denge için çok önemli. İlerideki ayetlerde ise çok vurgulu bir şekilde bu konuya geçiliyor. Bu anlamda bağlantılar açık.

 

Fakat bir de şu var ki, surede daha ilerideki bir ayette güneşin yıldızlığına da açık işaret var.

Rahman 33-37 arası şöyledir:

Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin bucaklarından geçmeye gücünüz yeterse geçin gidin, kati bir güç/delil olmadan geçemezsiniz.

Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Üzerinize ateşten yalım ve bakır gönderilir de kendinizi savunamazsınız.

Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz

Gök yarılıp da erimiş yağ gibi (kıpkırmızı) bir gül olduğu zaman… [Rahman 33-37]

35. ayetteki “ateşten bir yalım ve bakır” ifadesi, büyük yıldızların süpernova patlamasına son derece işaret etmekte.

37. ayetteli tablo ise daha küçük boyutlu bir yıldız olan güneşin kızıl dev olmasına son derece işaret etmekte.

Ayrıntılar için bknz.

Peki bütün bu süreç nedir? Bu süreç mananın esnekliği ve sonraki bilgileri de içermesidir denilebilir. Bilgi yürüdüğü gibi anlam da-Kuran da yürüyecek, böyle bir durum ve gerek sözkonusu.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 4

FACEBOOK HESABIMIZ
YOUTUBE HESABIMIZ