NEML SURESİ VE “SON”

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Neml suresinde dabbenin çıkışı geçer, lakin “kime karşı?” tam net değildir. Ayetler şöyle:

Şüphe yok ki sen ölüye duyuramazsın ve arkalarını dönüp giderlerken sağırlara çağrıyı işittiremezsin.

Ve sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getirecek değilsin. Ancak iman edenlere duyurabilirsin ki onlardır müslümanlar..

Söz başlarına geldiği zaman da onlara yerden bir dabbe çıkarırız, onlara konuşacak; insanların ayetlerimize kesin bir şekilde inanmıyor olduğunu.. [Neml 80-82]

Ayet dizisinde bir türlü işitmeyen kör, sağır insanlardan bahsediliyor. Bilindiği gibi Mesih de Yahudileri bir türlü hakikate getirememişti. Kıyamete yakın yine Mesih’in geleceği gerçeği vardır. bknz. Anlaşılan sonra yine yoldan çıkacaklar.. Öncelikle yola gelecekleri anlaşılıyor çünkü rivayetlerden. Tabii zorlu bir süreç düşünülebilir. Peşine de dabbe geliyor. Bu acaba herkese mi, yoksa müslüman olmayanlara mı sadece? Elcevab: en azından “çoğunluğa” denilebilir, çünkü “insanların kesin bir şekilde inanmıyor olduğunu” söyleyecek.. Hatta Elmalılı, dabbe’nin müminlere liderlik yapacak birisi olabileceğini söylemiştir. Ayet dizisinden anlaşılan ise laf para etmedikten ve yakin imana gelinmedikten sonra dabbenin çıkacağı..

İşte tam bu noktada Neml Suresi’nde kesin imana dair güçlü bir delil içeren bir ayet dikkat çekiyor. Dağların yürüdüğü ayeti bu. bknz.

Surenin sonunda ise “size ayetlerini gösterecek, onları tanıyacaksınız” deniliyor. Bu ise ya kesin imana götürecek, dağların yürüdüğü gibi ayetlerdir ya da işin sonunda çıkacak dabbedir. Ya da “o olmadıktan sonra bu çıkacak” Nitekim Yecüc Mecüc çıkınca da eyvah bize diyecekleri geçiyor:

Yecuc ve Mecuc’un önü açıldığı zaman onlar her tepeden akın ederler.

Gerçek olan vaat yaklaşmıştır. İnkar edenlerin gözleri birden donup kalmıştır. “ Vay başımıza! Biz bundan gafil bulunuyorduk. Hayır, biz zalimlerdik. ” [Enbiya 96-97]

Hasılı, dabbeyi yecüc mecücü, hatta mesihi, mehdiyi beklemeden yakin imana geçmeye çalışmalıdır. Çünkü belli ki bu genel bir şey olmayacak.. Hatta mesihin gelişini böyle bir kitlenin mevcudiyetine bağlayabiliriz.

“Ümmetimden bir taife kendilerine Allah’ın emri gelinceye (yâni kıyamet kopuncaya) kadar hakk üzerinde birbirine yardım edici olmakta devam edecek ve bunlar dâima gâlib olacaklardır” [Buhari-İtisam 10]

“Ümmetimden bir tâife kıyâmet gününe kadar hak üzere mücâhede etmeye muzaffer bir şekilde devam edecektir. Nihâyet Meryem oğlu Îsâ (as) inecek. Müslümanların emîri ona: ‘Gel, bize namaz kıldır!’ diyecek. Bunun üzerine Îsâ (as): ‘Hayır! Allah’ın bu ümmete bir ikrâmı olarak sizin bir kısmınız bir kısmınız üzerine emîrlersiniz’ diyecek.” [Müslim-İman 71]

NOT: Galebe olma durumu “kılıç ya da hüccetle” şeklinde ifade edilegelmiştir. 

Bir cevap yazın

*
= 5 + 1