ONLARA YERDEN BİR DABBE ÇIKARIRIZ İFADESİ, NEML SURESİ 82. AYETİN TEFSİRİ

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Enteresan bir ayet vardır, Neml Suresinde; dabbe ayeti.. Ayeti iyice enteresan kılan ise Peygamberimize inanmayanlara karşı teskinde bulunulurken birden bu ayete geçilir. Şöyledir ayetin gelişi:
Gökte ve yerde gizli hiçbir şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Lehv-i mahfuzda) bulunmasın.
Muhakkak ki bu Kuran, İsrailoğullarına hakkında ayrılığa düştükleri şeylerin pek çoğunu anlatıyor.
Ve muhakkak ki o, müminler için bir yol gösterici ve rahmettir.
Hiç şüphesiz, Rabbin onlar arasında hükmünü verecektir. O üstün olandır, pek bilendir.
O halde Allah’a güvenip dayan. Çünkü sen, apaçık hakikatin üzerindesin.
Şüphesiz ki sen ölülere işittiremezsin, arkasını dönüp kaçmakta olan sağırlara da daveti duyuramazsın.
Ne de körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getireceksin. Ancak âyetlerimize iman edip teslim olanlara duyurabilirsin.
O söz başlarına geleceği vakit de onlar için yerden bir dâbbe çıkarırız da bu onlara insanların âyetlerimize kesin bir iman getirmemiş olduklarını söyler. [Neml 75-82]

Burada dikkat edilirse Mekke dönemindeki inkarcılardan bahsederken birden ahir zamana geçiliyor. Ve insanların ayetlere kesin bir şekilde inanmadıkları belirtiliyor. Belki gevşek şekilde inanıyorlar, o kısmı belirtilmiyor. Ahir zaman ise bugün yaklaştık diyoruz ama; 1300 yılında da “çok uzak” değildi, 1500 yılında da, hatta 700 yılında da.. Dolayısıyla kendisinden sonrasını olduğu gibi bağlayan bir ifade adeta. Tabii özellikle zamanımızda teberrüz eden kimi durumlar ahir zaman algısını arttırıyor. Beri yandan, bilgi çağındayız ve özellikle de ayette geçen “bu Kuran İsrailoğullarına ihtilafa düştükleri şeylerin çoğunu anlatır” kısmı günümüzde gayet anlaşıldı. Yani yakin oluşturacak bir nokta. Fakat bu da söylense dahi en azından kulak vermeye bakıyor. Pek çok insan hiç bunları duymadan da ölüp gidebilir.

Yine denilebilir ki, İslamın bir hakimiyet dönemi olacak, sonra dabbe çıkacak. Fakat ve fakat, şunu farketmeliyiz ki, asıl mesaj “yakine yürüyebilen yürüsün, bir şeyi bahane etmesin” burada. O yüzden icabında belki de final sahnesi direkt “olumsuz” olarak veriliyor. O zaman insanlar iyice inanacağız da ne olacak vs demeyi bırakmalıdırlar. Yine denilebilir ki, bu yakine yönelme motivasyonu en ideal sonuçları da sağlayacaktır.

Beri yandan ayetlerin şöyle devam ettiği görülüyor:
Ve her ümmetin âyetlerimizi yalan sayanlarından bir cemaati toplayacağımız gün, artık onlar bir arada tutulup (hesap yerine) sevkedilirler.
Nihayet (oraya) geldikleri vakit Allah buyurur: “Siz benim âyetlerimi, ilmen kavramadan yalan saydınız öyle mi? Yoksa yaptığınız başka neydi?”
Zulmetmelerinden dolayı o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar. (Neml 83-85)

Burada da ilmen yönelmenin önemine dikkat çekiliyor. Yakin imanı sağlayacak da budur.

Surenin sonunda ise “size ayetlerini gösterecek, onları tanıyacaksınız” deniliyor. (bknz Neml 93) Arada ise dağların bulut gibi yürüdüğünden bahseden ayet var. (bknz Neml 88) Hasılı ayet, ya kesin imana götürecek önceki kitapları içericilik, düzelticilik, dağların yürüdüğü gibi ayetlerdir ya da işin sonunda çıkacak dabbedir.

Yani denilebilir ki; dabbeyi yecüc mecücü, hatta mesihi, mehdiyi beklemeden yakin imana geçmeye çalışmalıdır. En açık mesaj bu ve böyle olması da en doğru.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 9

Facebook Hesabımız Youtube Hesabımız