KURANDAKİ BAZI KOZMİK AYETLER: SÜPERNOVA AYETİ

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Ayet kelimesi genelde iki anlamda kullanılıyor; bir tabiat ayetleri bir de Kuran ayetleri. Mesela yıldızlar da bu anlamda Allah’ın ayeti. Fakat bir de Kuran’ın ondaki bir özelliğe işaret etmesi durumu var ki; bu, kelime anlamını tam içeren bir durum oluyor.

Öte yandan bilindiği gibi yıldızların da bir ömrü var. Ömürlerinin sonunda kızıl dev oluyorlar ve sonra da içe çöküp ya beyaz cüce oluyorlar ya da süpernova patlaması ve karadelik süreci oluyor. Dikkatimizi çeken ise Rahman Suresi’nde bu iki duruma da işaret edilmektedir.

Rahman 35. ayet şöyledir;

Üzerinize ateşten bir yalım ve bakır (nuhas) göndeririz de yardımlaşamazsınız ikiniz..

Ayetteki nuhas kelimesi bakır anlamına geliyor direkt. Gerçi tercümelerde duman, alevsiz duman gibi tercümeler yapılmış bir rivayete dayanarak. Öte yandan mesela Fahruddin Razi şöyle der: “Bu kelime, erimiş bakır, bakır eriyiği hakkında kullanılır ki, bize göre kelimenin meşhur olan manası budur”

Halbuki Kuran’da erimiş bakır anlamında kıtr قِطْر  kelimesi kullanılır iki defa. Yani buradaki nuhas نُحَاس bakır anlamında olmalı sadece.

Peki öyle olunca ne oluyor?

Bir defa ayetlerin gelişi şöyle:

Sizin için boş olacağız ey iki yük!

İmdi Rabbinizin nimetlerinden hangini yalanlıyorsunuz?

Ey insan ve cin toplulukları. Eğer gücünüz yetiyorsa göklerin ve yerin uçlarından/bucaklarından geçmeye, delin geçin. Bir gücünüz olmadan edemezsiniz nüfuz.

İmdi Rabbinizin nimetlerinden hangini yalanlıyorsunuz?

Üzerinize ateşten bir yalım ve bakır gönderir de yardımlaşamazsınız ikininiz. (Rahman 31-35)

Dolayısıyla burada faraza bir durumdan bahsediliyor; insan ikinci kat göğe çıkabilir mi üçüncü kat göğe çıkabilir mi derken faraza çıksa da “bu olur” deniliyor.

İşte burada geçiyor “ateşten bir yalım ve bakır” ifadesi. Yani tuğyanla göklere, uzaya yönelinip de geçmeye çalışırsanız…

Dikkat çekici nokta ise şudur. Elementler en ziyade demire kadar yıldızlarda üretilir. Demir çekirdekli yıldızlarsa süpernova patlamasıyla “ölür” Ve ölürken diğer elementleri üretir. Bakır gibi.. Şimdi dönelim ifadeye “ateşten bir yalım ve bakır” denilmişti. Burada bahsedilen şey açıkça “süpernova patlaması” bizce. Çünkü bir ateş ve peşine bir madde söz konusu ediliyor. Bakır ise süpernova patlamasının ilk ürünlerinden. Çünkü demire en yakın atomlardan. Meşhur olanların ise ilki. Element tablosu şöyle gidiyor:

26-Demir

27-Kobalt

28-Nikel

29-Bakır

Bu ayet geldiğinde kobalt, nikel diye bir şey bilinmiyordu, daha sonra keşfedildi onlar. Demek ki; bakır, süpernovanın vurgulanabilecek ilk ürünü.

Ayette ise isyan ve tuğyan ile uzaya yönelindiğinde onlara olabilecek en şedid şey hatırlatılarak, nihayetinde Allah’ın sonsuz gücü vurgulanmış oluyor. Bu da süpernova olabilir elbet.

Üstelik daha ayetler sonra şöyle devam ediyor.

İmdi Rabbinizin nimetlerinden hangini yalanlıyorsunuz?

Ne zaman ki gök yarılır ve kızarmış yağ gibi bir gül olur. 

……

Bu ise bahsettiğimiz yıldız ölümünün kızıl dev aşaması. Yıldızlar süpernovadan önce kızıldev aşamasına geliyor. Güneş de kızıldev aşamasına gelecek ve bizce o kıyamet sürecidir. Ayette de bu vurgulanmakta:

İşte bu kızıldev aşamasından sonra eğer yıldız yeterince büyükse süpernova sürecine giriyor. Hasılı yıldızların ölümü konusundan devam ediliyor surede buna dikkat.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 3 + 8

FACEBOOK HESABIMIZ
YOUTUBE HESABIMIZ