“SÜREYYA YILDIZINDA OLSA ULAŞACAKLAR” HADİSİ HAKKINDA

Rahman Rahim Allah’ın adıyla..

Bir hadiste şöyle geçer:

Ebu Hureyre’den. Biz Peygamberimizin yanında oturuyorduk. Kendisine el-Cumua Sûresi indirildi. Onu okudu. “Onlardan henüz kendilerine katılıp erişmemiş bulunan diğerlerine dahî” (onu elçi olarak gönderen) âyetine vardığı zaman, “Yâ Rasûlallah! Bize henüz katılmayanlar kimlerdir?” diye sor­dum.
Rasûlullah sorana bir cevâp vermedi. O, bu suâli üç defa sordu. Selmân el-Fârisî aramızda idi. Rasûlullah elini Selmân’ın üze­rine koydu. Sonra:
“Eğer îmân Süreyya yıldızında olsaydı şunlardan birtakım adamlar -yâhud bir adam- muhakkak ona uzanıp alırlardı” buyurdu. [Buhari-Tefsir 62]

Selmanı Farisi’nin özelliği ise ateşperest bir ailede doğması, sonra Hristiyan olması ve sonra da Müslüman olmasıdır. Bu bakımdan Selmanı Farisi denildiği zaman akla gelen müthiş bir hakikat arayışıdır. Bir de kanıtlarla Peygamberimize inanmasıdır. Çünkü son nebiyle ilgili kanıtlar biliyordu. Sadaka almaması, hediye alması, sırtındaki nübüvvet mührü gibi.. Bunları görünce müslüman olmuştur. Peki bu hadiste kastedilen acaba nedir? Çünkü Peygamber gelmiş ve İslam büyüyecekti. Bir daha böyle bir hakikat arayışı, kanıtlarla iman nereden çıkacaktı? Fakat günümüzdeki Kuran’ın Tevrat ve İncil’i düzelticiliği boyutu ya da kainatla ilgili ayetleri “okuma” gibi şeyler keşiflerdir ve kanıt özelliği taşıyan konulardır. Bu hadisin de buna işareti çok açık gibi..

Öte yandan Süreyya yıldızı, yedi yıldızdan oluşan Ülker yıldız kümesine deniliyor.

Bu yedi yıldız durumu, “biz sana tekrarlananlardan yediyi ve büyük Kuran’ı verdik” (Hicr 87) ayetini hatırlatıyor.  Dolayısıyla Fatiha ve Kuran’ı. Yine, Fatiha’nın anlam olarak bütün Kuran’ı içinde barındırdığı noktasında haberler ve bir izlenim vardır. Mesela bir hadiste şöyle geçer: “Allah yüzdört kitab indirmiştir, bunların anlamını Tevrat, İncil, Zebur ve Furkan’a koydu, sonra bunların ilimlerini Furkan’da, onun ilimlerini mufassal surelerde, onun ilimlerini Fatiha’da topladı. Fatiha’nın tefsirini bilen bütün surelerin tefsirini bilen gibidir..” (Razi-Mefatihul Gayb-Fatihanın Fazileti Bölümü)

Yine Vakıa suresindeki ayetlerde Kuran’ın Levhi Mahfuzda olduğu, yıldızlara ulaşmayı çağrıştıran bir şekilde ifade edilir.

Hayır, yıldızların yerlerine yemin ederim. 

Bilseniz bu ne büyük bir yemin. 

Şüphesiz ki o şerefli bir Kur’ân 

Korunmuş bir kitapta

Temizlenenlerden başkası dokunamaz ona. [Vakıa 75-79]

Ve bilindiği gibi kainata müthiş bir yönelimle yıldızların gerçekliğine ulaşıldı. Şimdi ise Kuran’ın gerçekliğine ulaşılması sözkonusu.

Bütün bunların hepsi tek tek izlenim düzeyinde fakat birleştirince de görüntü açık gibi..

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 1

FACEBOOK HESABIMIZ
YOUTUBE HESABIMIZ