TARIK SURESİ VE PULSARLAR

Esirgeyen Bağışlayan Allahın adıyla..

Tarık Suresi ve Pulsarlar meşhur olmuş bir mevzu. Yalnız, bizim dikkatimizi çeken ekstra şeyler oldu bu konuda.

Mevzuyu baştan alırsak; tarık kelimesi, “tark” kökünden ism-i fâildir. Tark, bir ses işitilecek şekilde şiddetle vurmak, çarpmaktır. Bu asıl mânâsından genişletilerek bunun gerektirdiği birçok mânâda kullanılmıştır. “Çekiç” ve “çomak” mânâsına “mıtraka” bu köktendir. Yol mânâsına gelen “tarîk” da bundan türetilmiştir. Zira yolcular ona ayak vururlar. Buna göre “târîk”, esasen “tokmak vurur gibi şiddetle vuran” demek olduğu halde sonra ayak vurmak, yol tepmek mânâsıyla lügat örfünde yola giden yolcuya isim olmuş ve bu mânâda yaygın şekilde kullanılarak hakikat olmuştur. Sonra “gece gelen” mânâsında özelleşmiştir ki geceleyin gelip kapı çalan veya gönül hoplatan ziyaretçi mânâsını ifade eder. Mastarı “tark” ve “turuk”tur. Sonra bu mânâdan genişletilerek her ne olursa olsun geceleyin ortaya çıkıp göze, gönüle çarpan her şeye, hatta hayalî görüntülere dahi târık denilmiştir.

1-Semaya ve Tarık’a and olsun

2-Tarık’ın ne olduğunu sana bildiren ne ki..

3-O delen yıldızdır.

Tarık kelimesinin anlamını duyduk. Şimdi pulsar denilen gökcisimlerinden gelen sese dikkat..

…..

Bu arada pulsar (Türkçesi atarca) “kalp gibi atan” anlamına gelmekteymiş. İngilizcede “kalbin atması” anlamına gelen “pulsate” kelimesinden türetilmiştir. Pulsarlar, içinde bulundukları nebulaların çekirdeği ve kalbi hükmünde oldukları kadar, kalp atışları gibi muntazam fasıllarla uzaya radyo dalgaları gönderen nötron yıldızlarıdır.

………………..

Bu kısma kadar başka yerlerde mevzu edilmişti bu Kuran mucizesi. Şimdi bizim ekstradan gördüğümüz bazı ayrıntılara gelelim.

Tarık Suresi 5-6. ayette diyor ki; insan neden yaratıldığına baksın “atan bir sudan yaratıldı.” Tam kelime tercümesi bu. Mealler “atılan bir su” olarak çeviriyor. Çünkü ismi fail olarak söylenmiş ama ismi meful anlamında, Arapçada böyle bir vurgu türü varmış.

Lakin bir şey dikkatimizi çekiyor şimdi; 3. ayette geçen “delen yıldız” tabiri. Bunu (karanlığı delen) diye çeviriyorlar. Ama buna da aynı deminki mantıkla “delinen yıldız” diyebiliriz demek. Yani Pulsar.. Pulsarın özelliği şu ki; normal bir şekilde ışımamaktadır, parçacık püskürtmektedir pulsar.

Pulsarın tam tabiri bu “delinen yıldız” pulsar iki kutup noktasından ışık parçacık vs fışkırtan bir cisim.

Bu arada bunu “delen yıldız” olarak alıp yine böyle görenler de var ama biz böylesini daha doğru bulduk.

Sonra Tarık 11. ayet “Dönüşlü (dönüş sahibi) göğe andolsun”

Pulsarların bir diğer özelliği müthiş bir hızla dönüyorlar. Bazıları kendi etrafında saniyede 1000 (bin) devir yapar. 20 km çapındaki bir pulsarın ekvator yüzeyinde bu dönüş hızı saniyede 62.800, dakikada 3.768.000, saatte ise 226.000.000 kilometreyi bulmaktadır. bknz pulsar

Tarık 12. ayet ise “yarılış sahibi yere andolsun” diyor. İlginç olan nötron yıldızlarında da deprem, yarılma ve enerji boşalımı olabiliyor.

Bir başka enteresan konu ise pulsarlar, nötron yıldızları, ölü yıldız kategorisindedirler. 8. ayette ise “onu geri getirmeye elbette kadirdir” denilmesi. Üstelik ayette geçen “onu geri getirme”den neyin kastedildiği biraz muğlaktır.

Benzeşimler gayet çok..

Bir cevap yazın

*
= 5 + 6