TEKVİR SURESİ VE “KIYAMET NASIL OLACAK” MEVZUSU 1

Tekvir 1. ayette denilir ki:

Güneş dürülüp toplandığı zaman.

Ve şimdi biliyoruz ki güneş önce kızıl dev olacak, dünyayı yakıp kavuracak, sonra dürülecek. Bu esnada pek çok ayetlerde geçen hadiseler de vuku bulacak.. Şöyle ki:

 

Saniyen; güneşin dürülmesi, yıldızların kararması gibi hadiseler, Tevrat ve İncilde de geçiyor. Lakin net bir şekilde kıyamet sahneleri olarak geçmiyorlar. Önemli bir şey olacak da bunlar olacakmış gibi geçiyorlar. Hatta İncilde “bunlardan sonra bin yıl mutlu yaşam olacak sonra son gelecek” deniliyor. Onda da şu var ki; “bari sonunda kıyamet kopuyor” çünkü Tevratta tam bir kıyamet anını mumla aramanız gerekir. Hiç yok gibi.. Şu video bu konuları özetliyor:

 

Peki; görüyoruz ki; Kuran, güneş dürülecek diyor ve bu maddi sisteme göre de olacak, hem diğer sahneler de kıyamete uygun. Üstelik, muharref Tevrat ve İncil’e karşı bir de bilim onu haklı çıkarmış durumda. Ama gel gör ki bunu sahiplenme sorunu var aşırı derecede. Kaç tane müslüman “kıyamet böyle kopacak herhalde” demektedir şu an?!.. İste şaşılacak nokta tam da bu.

Burada sanki bir zaman çekincesi var. Çünkü bu hadiseler milyarlarca yıl sonra gibi gözüküyor maddi sistemde. Güneş 5.4 milyar yıl sonra kızıl dev olmaya başlayacak, 8 milyar yıl sonra beyaz cüce ve 14.4 milyar yıl sonra kara cüce olacakmış vs. Yıldızların kararması ise trilyonlarca yıl falan. Bir de tabii şu var; dünyada kıyamet koptuktan sonra evrenin sonu uzun mu uzun. Bu nasıl oluyor?! Zaten bu “açığı” yakalayıp belgesel bile yapmışlar. Evrenin devam eden zamanında şu olabilir bu olabilir, yine de bir şekilde hayat devam edebilir falan diye spekülasyonlar üretiyorlar. Peki ne olacak, iyice mi geri çekilelim?!

Burada şunu farkedelim ki; bu iş harekete geçmeyi zorluyor herşekilde ve mesele o kadar karışık değil aslında. Birincisi; zaten Kuran kıyamet zamanının bilinemeyeceğini defaatle söylüyor. İncilde de bu “bilinemeyecek saat” vurgusu vardır. Saniyen; Tekvir Suresinde geçen enteresan bir ayet vardır. Tekvir 4. ayet, tam tercüme olarak şöyledir ; 10’LARLILAR BOŞA BIRAKILDIĞI ZAMAN

Elmalılı ayet hakkında şöyle der: “Kıyılmaz mallar bırakıldığı zaman. İşâr, uşerâ kelimesinin çoğuludur. Nifâs ve nüfesa gibidir. Uşerâ, “onlarlı” demek gibi olup Araplar on aylık gebe deveye doğuruncaya kadar bu adı verirler. Onlara göre bunlar, kendilerinin en kıymetli mallarıdır. Bu şekilde bunun çoğulu olan ışâr sürüsü bazı yeni doğurmuş, bazısı doğurmak üzere bulunan ve en çok bakılması, gözetilmesi gereken en kıyılmaz mallar demek olur.”

Hasılı milyar, trilyon gibi rakamlar kabaca “onlarlı”dır. Bunların boşa bırakılması nedir peki? Bu tam da aradığımız şeydir değil mi?! “İşte o da var”

Elbette “kıyamet gaybtır, gayb da bilinemez, sadece inanılır” yaklaşımları da çok ve yerine göre doğru bir yaklaşım. Fakat bu işaretler de ayda değil kitabta. Ona göre göz açmak gerekir kanaatimiz. Çünkü çıkan, beliren gerçekler de imanın bir “şubesi” olsa gerektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
= 5 + 1

FACEBOOK HESABIMIZ
YOUTUBE HESABIMIZ