TEVRAT’A BİR DİĞER CEVAP: FİRAVUNLA İLGİLİ BAZI İŞLER

Çok acıyan, pek acıyan Allah’ın adıyla..

Kuran’da Hz Musa’nın firavunla mücadelesi gayet anlatılır. Bunlar Tevrat’ta da geçmektedir. Lakin bazı şeyler var ki, Tevrat’ta görünüşte geçmez.

Bunlar; firavunun Haman’a “bana bir kule yap” demesi, “ben sizin en büyük rabbinizim” demesi,  denizin dibindeyken “iman ettim” demesi ve cesedinin kurtarılması gibi Hz Musa’nın direkt işin içinde olmadığı sahnelerdir.

Yani Hz Musa’nın direkt işin içinde olmadığı sahneler çıkarılmış gözüküyor Tevrat’ta..

Beri yandan, ehli kitabın Kuran’a şöyle bir eleştirisi vardır: kule Babil’de yapıldı daha önce, firavun kule yapmamıştır. Haman ise çok sonra Pers döneminde yaşamış Yahudi düşmanı bir vezirdi. Şu anki Tevratta böyle geçmekte bunlar. Demişlerdir ki; Kuran bunları karıştırmıştır. Örneğin bknz

Elbette Kuran’ın Musa kıssasında Tevrat’ı düzelttiği sayısız konu da var. Bunlar hakkında bir fikir sahibi olmak için bknz.

Lakin gelelim bu eleştirilere..

Tevrat’ta Yeşaya bölümünde -ki Yeşaya MÖ 700’lü yıllarda yaşamıştır- MÖ 500’lü yıllarda yaşayacak ve Kudüsü işgal edip Yahudileri Babil’e sürgün edecek Nebukadnezar temelli olarak Babil kralı için şöyle demektedir:

Altındanki ölüler diyarı seni karşılamak için sabırsızlanıyor. Senin gelişin ölüleri, dünyanın eski önderlerini heyecanlandırıyor; ulusları yönetmiş kralları tahtlarından ayağa kaldırıyor.

Hepsi ona seslenip diyecekler ki: “Sen de bizim gibi gücünü yitirdin, bize benzedin.”

Görkemin de cenklerinin sesi de ölüler diyarına indirildi. Yatağın da yorganın da kaynaşan kurtlar olacak.

Ey sabah yıldızı, seherin oğlu, göklerden nasıl da düştün! Ey ulusları ezip geçen, Nasıl da yere yıkıldın!

İçinden “Göklere çıkacağım” dedin, “Tanrı’nın yıldızlarından daha yükseğe çıkacağım ve tahtımı yükselteceğim, kuzeydeki buluşma dağında oturacağım.

Bulutların üstüne çıkacak, ElAla-En yüce gibi olacağım. 

Ancak ölüler diyarına, ölüm çukurunun dibine indirilmiş bulunuyorsun.

Seni görenler bakıp bakıp şöyle düşünecekler: “dünyayı sarsan, ülkeleri titreten, yeryüzünü çöle çeviren, kentleri yerle bir eden, tutsakları evlerine salıvermeyen adam bu mu?”

Ulusların bütün kralları tek tek, görkemli mezarlarda yatıyor. Ama sen reddedilen bir dal gibi mezarından dışarı atıldın; bedenleri kılıçla delinip ölüm çukurunun dibine atılmış ölülerle örtülüsün; ayak altında çiğnenen leş gibisin.

Ülkeni harap edip halkını katlettiğin için başkaları gibi gömülmeyeceksin. Kötülük yapan soy bir daha anılmayacak. [Yeşaya 14: 9-20]

Kuran’da ise şöyle geçmekteydi..

Firavun dedi ki: ‘Ey Haman, bana yüksek bir kule bina et; belki yollara ulaşabilirim..

Göklerin yollarına. Böylelikle Musa’nın ilahına muttali olurum. Çünkü ben onun yalancı olduğunu sanıyorum.’ İşte Firavun’a kötü ameli böyle çekici kılındı ve yoldan alıkonuldu. Firavun’un düzeni ancak hüsrandadır. [Mümin 36-37]

Musa’nın haberi sana geldi mi? Hani Rabbi ona kutsal vaadi Tuva’da seslenmişti: “Haydi, demişti, Firavun’a git, çünkü o çok azdı.” De ki: İster misin arınasın? Seni Rabbinin yoluna ileteyim de ondan korkasın. Musa Firavun’a o büyük mucizeyi gösterdi. Fakat Firavun yalanladı, karşı geldi. Sonra koşarak dönüp gitti. Derken adamlarını topladı da bağırdı: “Ben sizin en yüce-elala Rabbinizim” dedi. Allah da onu tuttu, dünya ve ahiret azabıyla yakalayıverdi.[Naziat 15-25]

Ve sonra İsrailoğulları’nı denizden aşırdık. Firavun ve ordusu da düşmanlık ve taşkınlıkla peşlerine düştü. Ne zaman ki boğulma onu aldı «İnandım, gerçekten de İsrailoğulları’nın iman ettiğinden başka tanrı yoktur. Ben de teslim olanlardanım.» dedi.

Şimdi mi?! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.

Senden sonra geleceklere ibret olması için bugün senin bedenini kurtaracağız. Bununla beraber insanlardan bir çoğu, hakikaten âyetlerimizden gafildirler. [Yunus 90-92]

Şu halde bu Yeşaya Kitabı’nda bahsedilen kişi aslında kimdir acaba?

…….

…..

Öte yandan bir başka bölümde de bu kes-kopyala-yapıştır işi hissedilmekte. Yine sürgün döneminde Mısır’ı tehdit eden bir metinde şöyle denilmekte:

Sürgünlüğümüzün onuncu yılı, onuncu ayın on ikinci günü RAB bana şöyle seslendi:

İnsanoğlu, yüzünü firavuna çevir, ona ve Mısır`a karşı peygamberlik et.

Onlara de ki, Egemen RAB şöyle diyor: “Kendi kanallarının içinde yatan büyük canavar firavun, İşte, sana karşıyım. Sen ki, Nil benimdir, onu kendim için yaptım dersin.

Çenelerine çengeller takacak, kanallarındaki balıkları senin pullarına yapıştıracağım. Pullarına yapışmış balıklarla birlikte seni kanallarından çıkaracağım.

Seni de kanallarındaki bütün balıkları da çöle atacağım. Kırlara düşeceksin, toplanmayacak, gömülmeyeceksin. Seni yem olarak yabanıl hayvanlara ve yırtıcı kuşlara vereceğim.

O zaman Mısır`da yaşayan herkes Benim RAB olduğumu anlayacak. “Çünkü sen İsrail halkına kamış bir değnek oldun.

Seni elleriyle tuttuklarında parçalanıp onların omuzlarını yardın. Sana dayandıklarında parçalanıp bellerini burktun

Bu yüzden Egemen RAB şöyle diyor: Üzerine halkını ve hayvanlarını öldürecek bir kılıç gönderiyorum.

Mısır kimsesiz bırakılacak, viraneye çevrilecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar. “Madem Nil benimdir, onu ben yaptım dedin, [Hezerkiel 29: 1-9]

Seni karaya atacak, kırlara fırlatacağım, gökteki kuşların senin üzerine konmalarını sağlayacağım, yeryüzündeki yabanıl hayvanlara seni yem olarak vereceğim. Bedenini dağların üzerine serecek, dereleri çürüyen bedeninle dolduracağım. [Hezerkiel 32: 4-5]

Burada da hem bedenin gömülmeme işi, hem de yine Kuran’da geçen firavunun “Ey kavmim! Mısır mülkü ve altımdan akıp giden şu ırmaklar benim değil mi?” [Zuhruf 51] demesi var. Bunlar Tevrat’ta Musa-firavun kıssasında geçmiyor.

……

İşte bu çerçevede Haman da Pers kralının adamı olarak geçiyor Ester Kitabı’nda. Haman Yahudilere zulmetmek istiyor ve en sonunda kendi tuzağına düşüyor. Bu hikayede saraydaki bir görevli ve kralın eşi Ester de Yahudi ve iyi insanlar. Dikkat edelim ki, Musa-firavun kısssasında firavunun iman eden eşi ve saraydaki gizli müslüman da geçmemekteydi Tevrat’ta. Bu geçmeyenler alınıp başka bir ortamda kullanılmış hasıl.

Elbette benzer şeyler tekerrür etmiş de olabilir tarihte. Lakin Kuran’da geçip Tevrat’ta geçmeyen bunca şeyin Tevrat’ın başka bölümlerinde bu derece net şekilde geçmesi de kalem oyunlarını düşündürmeli öncelikle.

Bir cevap yazın

*
= 3 + 9